(2004 S. K. m.67) (743 S. K. m.2)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.Türkay Kezer ile davalı vek.Av.Filiz Biçer'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili bankanın davalıya döviz kredisi kullandırdığını, sözleşme şartlarına aykırı hareket edilmesi üzerine ticari işletme rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğini, davalının takibe itiraz ederek durdurduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, taraflar arasında alacak miktarı konusunda uyuşmazlık bulunması nedeniyle alacağın ticari defterlerin incelenmesi sonucu saptanabileceğini, davacı bankaya sözleşmeyi tek taraflı fesih hakkı veren sözleşme hükmünün M.K.nun 2.maddesine aykırı olduğunu, talep edilen temerrüt faizinin fahiş bulunduğunu, icra inkar tazminatı istenemeyeceğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, dava açıldıktan sonra taraflar arasında protokol düzenlenerek davalının takibe itirazından feragat ettiği, bu şekilde davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, alacağın % 40'ı 164.404.800.000.-TL. tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı vekilinin temyizi icra inkar tazminatına yöneliktir. Taraflar arasında takip ve davadan sonra 30.12.1999 tarihinde kredi sözleşmelerinden kaynaklanan borçların tasfiyesi için protokol imzalanmıştır. Anılan bu protokol ile borç taksitlere bağlanmış ve ödenecek taksit miktarları gösterilmiştir. Bu protokolün imzalanmasından sonra borçlu vekili takibe itirazını geri almıştır. Davacı banka protokolde, takipte ve yargılama aşamasında mahkemede icra inkar tazminatı talep hakkını saklı tuttuğunu bildirmemiştir. Bu durumda, davacının sulh anlaşması uyarınca icra inkar tazminatından vazgeçtiğinin kabulü gerekir. Mahkemece bu yön gözetilerek davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 97.500.000.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy