(6762 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, bedeli peşin ödenen bir kısım malların müvekkiline teslim edilmemesi nedeniyle akdin feshedildiğini ileri sürerek teslim edilmeyen mal bedeli olarak ödenmiş olan 150.000.000. TL.nın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu malların müvekkilinin depolarında muhafaza edildiğini, davacıya götürüldüğü halde davacının malları almaktan kaçındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında Sansu marka değişik boylarda doğal kaynak suyu alım satımı konusunda sözlü bir anlaşma yapıldığı, sipariş edilen malların bedelinin davacı tarafça peşin ödendiği, fatura muhteviyatı ürünlerin davacı adına davalının depolarında muhafaza edileceği ve davacının talebi doğrultusunda sevk edileceği, malların bir kısmının davacıya teslim edildiği konularında uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, teslim edilmeyen mallara yöneliktir. Davacı bu malların 3 gün içinde teslimi, aksi takdirde akdin feshedileceği ihtarını içeren 17.7.2000 tarihli ihtarnameyi davalıya 22.7.2000 tarihinde noterlikçe tebliğ ettirmiştir. Davalı taraf verilen süreye rağmen dava konusu malları teslim ettiğini usulün kanıtlayamadığından akdin 26.7.2000 tarihinde feshedilmiş sayıldığının kabulü gerekir.
TTK.nun 20/3. maddesi uyarınca, Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürme veya mukaveleyi fesih yahut ondan rücu maksadıyla yapılacak ihbar veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır. Davacı, davalı tarafından anılan yasa hükümlerine uygun olarak temerrüde düşürülmemiştir. Dava konusu mallarla ilgili faturada davalının depolarında muhafaza edilen malların davacının talebi doğrultusunda sevk edileceği şerhi bulunduğuna göre davalı söz konusu malları her an teslime hazır bulundurma ve davacının istediği zamanda ona gönderme borcu altına girmiştir. Bu durumda, talep üzerine sevk edildiği savunulan malların davacı tarafça teslim alınmadığını kanıtlama külfeti davalı taraftadır. Davalı, bu yöndeki savunmasını usulün kanıtlayamamıştır.
Hal böyle olunca, sözleşme feshedildiğine ve davalının bayiliği de sona erdiğine göre davacının kendisine teslim edilmeyen su bedellerini geri istemekte haklı olduğu düşünülmeden delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek icapsız yemine de dayanılmak suretiyle davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy