(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca müvekkili şirketin davalı şirkete enformasyon veri yayınları hizmeti verdiğini, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine girişilen icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazının iptaline takibin devamına %40 icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, 14.12.1998 başlangıç tarihli sözleşmenin bir yıl süreli olup, davacı ile varılan mutabakat sonucu 1.10.1999 tarihinden sonra sözkonusu hizmetin verilmemesi konusunda anlaşmaya varıldığını ancak davacının Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin fatura düzenleyip gönderdiğini, faturaya itiraz edildiğini ve 4.10.1999 tarihli yazı ile de sözleşmenin süresinin bitiminden sonra yenilenmeyeceğinin bildirilip, hizmete son verilmesinin istendiğini, yenilenmeyen ve hizmet alınmayan sözleşmeye ilişkin müteakip bir yıllık döneme ait ücret talep etmenin akdi, fiili ve yasal hiçbir dayanağı bulunmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece bir yıllık sözleşmenin 14.12.1999 tarihinde sona erdiği ve sözleşmenin 9/f maddesine göre bir yıllık sürenin sona ermesinden üç ay önce diğer tarafa yazılı bildirimde bulunarak sözleşmenin tek taraflı feshinin mümkün olduğu ancak davalının yirmi gün gecikme ile davacı şirkete bildirimde bulunduğu, sözleşmenin bu maddesinin davacı şirketin sözleşmenin sona erdirilmesi ile ilgili kaybedilen çıkarlarına bağlı olarak gerekli önlemleri alması amacı ile düzenlendiği, yirmi günlük gecikme ile yapılan bildirimden sonra bir yıllık sözleşmenin sona ermesi için geride iki ay on günlük uzunca bir süresi kaldığı, bu süre içerisinde davacı şirketin kendisince gerekli gördüğü önlemler ve pazarlama politikalarını belirlemesinin olanaklı olduğu, bu nedenle yeni dönem bir yıllık abonelik bedelinin muaccel hale geldiğinin söylenemeyeceği, bir yıllık başlangıç süresinin son üç aylık dönemi için ise davacı şirketin fatura düzenleyip, bunu istemesinin sözleşmeye ve yasa hükümlerine aykırılık oluşturmadığını, sözleşme ile üç aylık kira bedelinin peşin ödenmesi ve faturalara aylık %10 direnim faizinin uygulanmasının kabul ve taahhüt edildiğini, sözleşmenin 7/3 maddesinde de borcun ne şekilde ödeneceğinin açıkça gösterildiğini, alacağın likit olduğu gerekçesi ile davalı şirketin icra dosyasına vaki itirazının 186.981.787.-TL üzerinden iptali ile takibin devamına, asıl alacak 158.908.035.-TL'ye takip tarihinden sonra aylık %10 temerrüt faizi uygulanmasına, fazla istemin reddine, %40 üzerinden belirlenen 74.792.714.-TL icra inkar ödencesinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle taraflar arasındaki 14.12.1998 başlangıç tarihli bir yıl süreli enformasyon hizmetleri sözleşmesinin son üç aylık abonelik bedeli dava konusu olup, sözleşmenin bitiminden sonraki dönemi için bir uyuşmazlık dava konusu olmadığına göre taraf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden alınmasına 15.06.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy