(818 S. K. m. 450, 453)
Dava: Taraflar arasındaki senet iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının lehtarı olduğu 20.3.2000 vade tarihli 9800 DM miktarlı bonoyu imzalayan M. A.Sağol'un, müvekkili şirket adına kambiyo senedi düzenleme yetkisi bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin bu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve davalının %40 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, M. A.Sağol'un davacı şirket adına kambiyo senedi düzenlemeye yetkili olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu bononun davacı şirket adına kambiyo senedi düzenleme yetkisi bulunmayan kişi tarafından imzalandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile senedin davacı şirket yönünden iptaline, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava konusu lehtarı davalı, vade tarihi 20.3.2000 olan 9800 DM. miktarındaki bononun davacı şirket adına M. A.Sağol tarafından düzenlenip imzalandığı konusunda uyuşmazlık yoktur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, adı geçen kişinin davacı şirket adına kambiyo senedi düzenlemeye yetkili olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı şirket tarafından M. A. Sağol'a, Alanya 1.Noterliğince düzenlenen 20.5.1998 tarihli vekaletname uyarınca, şirketle ilgili tüm resmi ve hususi muameleleri yürütme ve bütün işlemler için şirketi temsil konusunda açık ve kapsamlı yetki verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümünde anılan vekaletname içeriğine göre dava dışı M. A. Sağol'un ticari vekil mi, yoksa ticari mümessil mi olduğunun saptanması önem arz etmektedir. Zira BK.nun 453/2. maddesine göre, ticari vekil, açık yetki verilmedikçe kambiyo taahhütlerinde bulunamayacağı halde aynı yasanın 450/1. maddesi uyarınca, ticari mümessil, iyi niyetli üçüncü kişilere karşı müessese sahibi hesabına kambiyo taahhütlerinde bulunmak yetkisini haiz sayılır. Yukarıda sözü edilen vekaletname kapsamına göre, bonoyu düzenleyen M. A. Sağol'un, davacı şirketin ticari mümessili olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda BK.nun 450/1. maddesi uyarınca kambiyo senedi düzenleme yetkisinin bulunduğu kuşkusuzdur. Her ne kadar Alanya 1.Noterliğinin 22.9.1998 tarihli azil namesi ile adı geçen temsilcilikten azledilmiş ise de, bu azil namenin ticaret siciline kayıt ve ilan edilmediği anlaşılmaktadır. BK.nun 452. maddesi hükmünce; temsilci tayin edilirken tescil edilmemiş olsa bile, temsil yetkisinin geri alındığı zaman durumun ticaret siciline kaydedilmesi zorunlu olup temsil yetkisinin geri alınması, ticaret siciline kayıt ve ilan edilmedikçe bu yetki iyi niyetli üçüncü kişiler hakkında yürürlükte kalır. Hal böyle olunca, davalı alacaklının kötü niyetli olduğu da iddia ve ispat edilmediğine göre davanın reddi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 14.01.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy