(6183 S. K. m. 1) (2004 S. K. m. 196)
Dava: Taraflar arasındaki kayıt-kabul davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili idarenin iflas masasına bildirilen vergi alacağının iflas idaresince kısmen reddedildiğini, red kararının geçerli bir nedene dayanmadığını ileri sürerek 3.033.346.153-TL'nin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı iflas idaresi cevabında, iflastan sonrası için talep edilen faiz alacağının kabul edilemeyeceğini, vergi mahkemesinde dava konusu yapılan alacağın kabul edilmemesinde hata bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre iflastan önceki döneme ait vergi alacağını iflas idaresinin reddedemeyeceği, vergi mahkemesinde dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla alacağın sıra cetveline yazılacağı gerekçesiyle 3.033.346.153.-TL'nin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı iflas idaresince temyiz edilmiştir.
6183 Sayılı Yasanın 1.maddesine göre kamu idarelerinin sözleşme, haksız fiil ve sebepsiz iktisaptan doğan alacakları hakkında bu kanun uygulanmaz. Davacı Vergi idaresine verilen teminat mektubundan kaynaklanan ilişki sözleşme ilişkisi olup bu ilişkiden kaynaklanan alacağa 6183 Sayılı Yasada öngörülen gecikme zammı uygulanamaz.
Diğer taraftan vergi dairesi alacağına iflastan sonra yasal faiz yürümeye devam ederse de iflastan sonraki faiz alacağının masaya kaydı istenemez, bu alacak ancak, İİK.nun 196.maddesi uyarınca tasfiyeden sonra masada bakiye kalması halinde ödenebilir. Mahkemece bu yönler üzerinde durulmaması isabetli olmadığı gibi, vergi mahkemesinde uyuşmazlık konusu olan alacağın nizalı alacak olarak masaya kabulüne karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi ve kaydı istenen meblağın vergi alacağından mı? yoksa özel hukuki ilişkisinden mi kaynaklandığı hususu üzerinde durulmaması da kabul şekli itibariyle isabetli değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 18.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy