(743 S. K. m. 790, 796, 798) (4721 S. K. m. 875, 881, 883)
Dava: Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında imzalanan kredi sözleşmesine istinaden gerek müvekkili ve gerekse davadışı kişiler tarafından davalı lehine ipotek verildiğini, kredinin geri ödemeleri hususunda aksaklıklar çıkması üzerine davalı banka tarafından takibe geçildiğini, daha sonra taraflar arasında 3.6.1999 tarihinde protokol imzalandığını, buna göre davalının ipotekleri fek etmesi gerektiğini, müvekkilinin tüm borcunu ödeyip taraflar arasında 15.7.1999 tarihinde ibraname düzenlendiğini, davalının buna rağmen davadışı Madur Şanlı tarafından verilen ipoteği fek etmeyip, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçtiğini belirterek, dava konusu ipoteğin fek edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacı şirketin müvekkili nezdinde kalan riskleri mevcut olduğunu, taraflar arasında ibraname imzalanmasına rağmen müvekkilinin dava konusu ipoteği teminat amacı ile elinde tuttuğunu öne sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma toplanıp değerlendirilen deliller ve tüm dosya içeriğine göre, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinin teminatı olarak dava dışı Madur Sanlı tarafından dava konusu ipoteğin verildiğini taraflar arasında borcun tasfiyesine ilişkin olarak 3.6.1995 tarihli protokol imzalanıp davacının kendisine düşen edimi yerine getirdiği bu nedenle davalı bankanın 15.7.1999 tarihinde davacıya ibra ettiği, ancak buna rağmen davalının dava konusu ipoteği fek etmediği davalının iddia ettiği riskin ibraname tarihinde de mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu ipoteğin fekkine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 16.01.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy