(2675 S. K. m. 45/h)
Dava: Taraflar arasındaki tenfiz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.Cüneyt Yüksel ile davalı vek.Av.Etem Postacıoğlu'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı ile aralarında alım-satım sözleşmeleri bulunduğunu, çıkan uyuşmazlıkların tahkim yolu ile çözümlenmesinin kararlaştırıldığını, ( ICC ) Uluslararası Ticaret Odası Uluslararası Tahkim Mahkemesinin 19.6.2000 tarihli kararı ile davalıdan alacaklı olduklarının belirlendiğini, kararın 25.10.2000 tarihinde onaylanarak kesinleştiğini iddia ederek 19.6.2000 tarihli hakem kararının tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davacı ile aralarında üç adet sözleşme bulunduğunu, 16.3.1998, 17.4.1998 tarihli sözleşmelerde tahkim şartı bulunmadığını, hakem kararının kamu düzenine aykırı olduğunu ve kısmi tenfizin de mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmelerin birlikte yorumlanması sonucu tahkim şartının geçerli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı ile davalı arasında 11.3.1998, 16.3.1998 ve 17.4.1998 tarihli üç adet sözleşmenin bulunduğunda çekişme yoktur.
11.3.1998 tarihli sözleşmede uyuşmazlıkların tahkim yolu ile çözümlenmesi kararlaştırılmış olup, 17.4.1998 tarihli sözleşmede anılan sözleşmeye atıf yaptığından bu sözleşmede de hakem şartının mevcut olduğu anlaşılmaktadır.
Ancak, 16.3.1998 tarihli sözleşmede ise hakem şartı mevcut değildir. Bu halde, 16.3.1998 tarihli sözleşmeden doğacak uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözümlenmesi mümkün değildir.
M.Ö.H.U.K.nun 45/h maddesi hükmüne göre, mahkeme hakem kararı, hakem sözleşmesinde veya şartında yer almayan bir hususa ilişkin ise veya sözleşme veya şartın sınırlarını aşıyor ise ( bu kısım hakkında ) yabancı hakem kararının tenfiz istemini reddeder.
Bu durumda, mahkemece açıklanan yasa hükmü gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) sayılı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 97.500.000.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 3.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy