(818 S. K. m. 100)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, dava dışı Cüneyt Akman'ın davalının bilgisi ve imkanları dahilinde davalı şirketin acentelik faaliyetini yürüttüğünü, müvekkilinin 600.000.000.-TL tutarında hisse senedi almak istediğini, adı geçen şahsa söylediğini ve bu paranın bankaya yatırıldığını, aynı gün müvekkilinin talimatı üzerine 40 Lot good Year hisse senedinin alındığının beyan edildiği, daha sonra satış ve alış talimatları verildiği ve bu talimatların yerine getirildiği bildirilerek komisyon alındığını, Cüneyt Akman'ın Sermaye Piyasası Kurulunun hakkında soruşturma açması nedeniyle Isparta'yı terk ettiği SPK uzmanlarının yaptığı incelemeler neticesinde davalı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu iddia ederek davacıya ait 60 Lot Göltaş hissesinin teslimine, bu mümkün olmazsa bedelinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının, müvekkili aracı kurumun müşterisi olmadığını, aralarında düzenlenmiş cari hesap sözleşmesi ve hesap ilişkisi bulunmadığını, davacının müvekkili şirketin, müşterisi olan Cüneyt Akman ile Sermaye Piyasası kurulu tebliğlerine aykırı bir biçimde, tamamen bilgi ve malumatları dışında hisse senedi alım ve satımı konusunda bir nevi gizli ortaklık tesis ederek, Cüneyt Akman'a noterden vekaletname ile yetki vererek bir takım hisse senetleri ve nakit parasını Cüneyt Akman'a kaptırıp, zararlarını İnfa Menkul Değerler A.Ş.den çıkarmaya çalıştığı, iddiaların asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacı ile davalı şirket arasında çerçeve sözleşmesinin bulunmadığı yine davalı ile dava dışı Cüneyt Akman adlı kişi arasında SPK tebliği çerçevesinde acentalık sözleşmesi olmadığı, davalının bu olay nedeni ile hiçbir hukuki sorumluluğunun doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle olaya uygun ayrıntılı incelemeyi içeren uzman bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 31.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy