(2004 S. K. m. 67, 67/2) (818 S. K. m. 104/son) (1086 S. K. m. 283)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Gümüşsu Fabrikası mamullerinin Karadeniz bölge baş bayisi olan müvekkili şirketin davalı ile Trabzon İl ve İlçelerini kapsayan tali bayilik sözleşmesi yaptığını ve bayii davalıya bedelleri 1,5 ay sonra ödenmek üzere meyve suyu ve soda kasa ve şişelerini verdiğini davalının uzun süredir istenilmesine ve gönderilen ihtarnameye rağmen kullanmakta olduğu kasa ve şişelerin bedellerini ödemediğini bu nedenle takip yapıldığını davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline takibin devamına % 40 icra-inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin bayilik sözleşmesini imzaladıktan sonra ürünleri pazarlamaya başladığını bu işlerde gelenek olduğu üzere şişe ve kasaların asıl dağıtımı yapan firmaya ait olduğunu, ana bayiden kasalanmış dolu şişeleri alan bayii'nin piyasaya sattığı ürünlerin boş kasa ve şişelerini toplayıp yenisini almak için ana bayi'ye teslim ettiğini, müvekkilinin daha bu dönüşümü tamamlamadan davacının ihtarı ile karşılaştığını, bu yönde kesilen faturalara itiraz ettiğini, müvekkilinin cevabi ihtarı ile fiyatta anlaşma sağlandığı takdirde kasaları satın alabileceğini bildirdiğini buna rağmen davacının kasa ve şişeleri müvekkiline satmış gibi bedellerini talep ettiğini, satış iddiasını ve fiyatları kabul etmediklerini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile davalının Trabzon 2.İcra Müdürlüğünün 1998/154 sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 849.263.898.-TL'sı için iptaline fazla istemin reddine, %40 oranında 340.000.000.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraf, davaya konu kasa ve şişelerin davalıya Haziran 1996 tarihinde verildiğini bedellerinin 1,5 ay sonra ödenmesi gerektiğini bu nedenle alacağa, bu 45 günlük sürenin bitim tarihi olan 1.9.1996 tarihinden itibaren faiz yürütülmesini talep etmiş, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda da davacı alacağının hesaplanmasında 1.9.1996 tarihinden 16.1.1998 takip tarihine kadar işlemiş faiz hesaplanmıştır.
Oysa dosya içerisinde kasa ve şişe bedellerinin teslimden itibaren 45 gün sonra ödeneceğine dair bir belge ve delil yoktur. Öte yandan davacının keşide ettiği ihtarname tarihi 20.2.1997 olup, bu ihtarnamede kasa ve şişelerin bedelinin tebliğ tarihinden itibaren 5 gün içerisinde ödenmesi istenilmiştir. Anılan bu ihtarın davalıya tebliğ edildiği tarih belli olmadığı gibi davalının temerrüde düştüğü tarih de saptanamamaktadır.
Bu durumda, mahkemece davalının temerrüde düştüğü tarihin saptanması ile bu tarihten takip tarihine kadar işlemiş faizin, alınacak ek bilirkişi raporu ile belirlenerek bir hüküm kurulması gerekirken, bu yönlerin gözetilmeden yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi kabul şekli itibariyle de takip tarihinden itibaren asıl alacağa faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, B.K.nun 104/son maddesi hükmüne aykırı olarak faize faiz yürütülecek şekilde karar verilmesi de doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı şirket yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.01.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy