(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmasız, davacı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.Barış Karaca ile davalı asil Deniz K.'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukat ile asil'in sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan 2001 yılı Ocak ayında 2.000.000.000.-TL. borç para aldığını, tanzim ve vade tarihi boş bonoyu imzalayarak davalıya verdiğini, davalının daha fazla faiz alabilmesi için bonoya 1.4.1998 tanzim, 1.5.1998 vade tarihini yazarak takibe geçtiğini, fazladan 4.149.000.000.-TL. faiz talep ettiğini, fazladan talep edilen 4.149.000.000.-TL. faiz borcu olmadığının tespitini, icra takibinin durdurulmasını ve % 40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddiasını yazılı belge ile kanıtlaması gerektiğini, bu nedenle davanın reddini, % 40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davacının iddiasını yazılı belge ile kanıtlayamadığı gibi, yemin teklif etme hakkını da kullanmadığından kanıtlanamayan davanın reddine, davacının kötü niyetli olmadığından davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle boş olarak verilen bononun sonradan doldurulmasının mümkün olmasına ve boş bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu yolundaki iddianın TTK.nun 592.maddesi gereğince yazılı delille kanıtlanamamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz istemine gelince;
İİK.nun 72.maddesine dayanılarak açılan menfi tespit davasında, alınan ve uygulanan ihtiyati tedbir kararı nedeniyle, davalının alacağının tahsilinin geciktirilmesi halinde, borçlunun kötü niyetli olup olmadığına bakılmaksızın davalı alacaklı yararına tazminata hükmedilmesi gerekir ( İİK. 72/4 ). Somut olayda, 13.6.2001 tarihinde verilen tedbir kararının uygulanarak, davalının alacağına kavuşmasının geciktirilmiş olduğu anlaşıldığından, davalı yararına tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile bu istemin reddi isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy