(2004 S. K. m. 67) (3095 S. K. m. 2)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesi sebebi ile kredi kartı hesabı açıldığını borcun ödenmemesi üzerine girişilen takibe davalıların itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanıp değerlendirilen deliller bilirkişi raporu ve bütün dosya içeriğine göre davanın davalı Esma Danışman yönünden feragat sebebi ile reddine sair davalı yönünden davanın kısmen kabulü ile itirazın 83.058.393.-TL temerrüt faizi 4.152.920.-TL gider vergisi üzerinden iptali ile takibin asıl alacağa %207 oranında temerrüt faizi yürütülmek üzere devamına davacı banka yararına %40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Alacağını tahsil için takibe geçen davacı bankanın kötüniyetli kabul edilmemesi sebebi ile davalı Esma Danışman vekilinin tüm, sair davalı Hasan Danışman'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasında imzalanan sözleşmede temerrüt faizinin nasıl belirleneceği hususunda bir hüküm yoktur. 3095 s. yasal faiz ve temerrüt faizine ait yasanın 2. maddesinin son fıkrasına göre temerrüt faizi akdi faiz miktarından az olamaz. Davacı bankanın kredi kartına uyguladığı akti faiz oranının senelik %118.80 olduğu anlaşıldığından bu oranın aynı zamanda temerrüt faiz oranı olduğu kabul edilmesi gerekirken, davacı banka tarafından belirlenen %207 oranında temerrüt faizinin kabulü doğru görülmemiştir. Bu halde mahkemece yukarda açıklanan sebeplerle davacı banka alacağının belirlenmesi için bilirkişiden rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 no.lu bentte açıklanan sebeplerle davalı Esma Danışman vekilinin tüm, sair davalı Hasan Danışman'ın sair temyiz itirazlarının reddine, 2 no.lu bentte açıklanan sebeplerle davalı Hasan Danışman'ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün adı geçen davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 06.02.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy