(2004 S. K. m. 324)
Dava: Davacı tarafından açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde alacaklılardan Tedaş, SSK, Pamukbank ve Yapı ve Kredi Bankası vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, tekstil üretimi ve satışı yapan müvekkili şirketin ekonomik kriz sebebiyle sermayesini önemli ölçüde yitirdiğini, iflasın ertelenmesi halinde bütün borçlarını ödeyebileceğini ileri sürerek İİK. nun 324/son maddesi uyarınca iflasın üç yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacı şirketin ıslahının mümkün olduğunun bilirkişi incelemesi sonucu saptandığı gerekçesiyle iflasın karar gününden itibaren üç yıl süreyle ertelenmesine karar verilmiş, hüküm müdahale talep eden bazı alacaklılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı şirket, aciz halinde bulunduğunu ancak mali durumunu ıslah edebileceğini ileri sürerek iflasın ertelenmesini istemiştir. iflasın ertelenmesi TTK. nun 324/3. maddesinde düzenlenmiştir. Hükme göre şirketin aktifleri, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediği takdirde yönetim kurulu bu durumu derhal mahkemeye bildirmeye mecburdur. Mahkeme, bu takdirde şirketin iflasına hükmeder. Şu kadar ki şirket durumunun ıslahı mümkün görülüyorsa yönetim kurulu veya bir alacaklının talebi üzerine iflas kararını erteleyebilir. Bu durumda mahkeme, envanter tanzimi veya bir yediemin tayini gibi şirket mallarının muhafazası için lüzumlu tedbirleri alır. Görüldüğü gibi anonim şirketin pasifinin aktifinden fazla olması halinde yönetim kurulu şirketin iflasını istemek zorundadır. Şirketin iflasının zorunlu olduğu durumda, yönetim kurulu veya bir alacaklının talebi üzerine mahkemece iflasın ertelenmesine karar verilebilecektir. İflasın ertelenmesinin talep edilebilmesi için şirketin pasifinin aktifinden fazla olması hali için öngörüldüğünden mahkemece öncelikle şirketin borca batık halde olup olmadığı saptanmalıdır. Aciz halinin mevcut olması halinde bu kez şirketin mali durumun iyileştirilmesinin mümkün olup olmadığı incelenmelidir. Bunun için de erteleme talep edenin şirketin mali durumunun iyileştirilmesi için düşünülen tedbirleri mahkemeye bildirilmesi gerekir.
Mahkemece önerilen tedbirlere göre şirketin durumunun iyileştirilmesinin mümkün görülmesi halinde iflasın ertelenmesine karar verilecektir. Bunun için de iyileştirme tedbirleri konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
İflasın ertelenmesi için gerekli koşulların varlığının mevcut olması halinde verilecek ertelemenin süresi konusunda bir düzenleme mevcut değildir. Yasa iflasın ertelenmesi süresini hakimin takdirine bırakmış olup, hakim süreyi belirlerken şirketin durumunun iyileştirilebilmesi için sonuç alınabilecek uygun bir süreyi saptamalıdır. Ancak bu süre bir yılı geçmemek üzere saptanmalıdır. İflasın ertelenmesine karar veren mahkemenin işten anlayan şirket dışında bir kayyum tayin etmesi, kararda kayyumun görev ve yetkileri ile iflasın ertelenmesi kararının etkilerini belirtilmesi gerekir.
İflasın ertelenmesi süresi sonunda şirketin mali durumu düzelmiş ve aktifleri pasiflerini karşılayacak duruma gelmişse iflasın ertelenmesi kararı kaldırılmalı, mali durumunun iyileşmemesi halinde mahkemece şirketin iflasına karar verilmelidir.
Dava konusu olayda bilirkişi kurulundan alınan raporda ıslahın somut olarak nasıl mümkün olduğu açıklanmamıştır. Mahkemece bu yönün gözetilmemesi isabetsiz olduğu gibi iflasın ertelenme süresinin üç yıl olarak kabulü de usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 13.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy