(2004 S. K. m. 67) (4721 S. K. m. 6)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin petrol istasyonu işlettiğini, davalının ve yanında çalışan şoförlerin değişik tarihlerde mazot alarak bedeli sonradan ödenmek üzere akaryakıt veresiye fişleri imzaladıklarını, davalı hakkında Balıkesir 1.İcra Müdürlüğünün 2001/115 Esas sayılı dosyası ile 579.500.000.TL. asıl alacak ile 617.375.342. TL. işlemiş faiz toplamı 1.196.875.342. TL. üzerinden takip yapıldığını, ancak borçlunun itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve % 40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı beyanlarında davacıdan veresiye fişi mukabili mazot aldığını doğrulamış, bir kısım fişler altındaki imzaların kendisine ait olduğunu ikrar etmiş ve bunlardan doğan borçları ödediğini, aldığı tahsilat makbuzlarını ise attığını söyleyerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, veresiye fişleri karşılığında davalıya satıldığı iddia edilen akaryakıt bedelinden kaynaklanmaktadır. Davalı veresiye fişlerinin bir kısmında yer alan imzaları kabul etmiş, bir kısmındaki imzaların kardeşi Muhterem ile şoförü Selim'e ait olduğunu bildirerek karşı çıkmamış ancak bazı fişlerdeki imzaların kendisine, yakınlarına ve çalışanlarına ait bulunmadığını savunmuştur.
Bu durumda itiraz edilen imzalar yönünden araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönde herhangi bir araştırma yapılmaması doğru olmadığı gibi, itiraza uğramayan imzalar taşıyan veresiye fişlerindeki mal bedellerinin ödendiği savunulduğuna göre bu savunmanın kanıtlanması yükümlülüğü davalıda olduğu halde ispat külfetinin tayininde hataya düşülerek davalıya savunmasını kanıtlama olanağı da tanınmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 18.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy