(2004 S. K. m. 72) (6762 S. K. m. 592)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; davalı tarafça senedin icra takibine konulduğunu, müvekkili ile satıcı Davut M. arasında 35 CSN 70 plakalı BMW marka otomobilin alım satım devir sözleşmesinin yapıldığını, takibe konu senedin bu sözleşmeye istinaden nama kısmı boş olarak satıcıya verildiğini, ancak müvekkili tarafından aracın parası ödenemediğinden satıcı tarafından aracın geri alındığını sözleşmenin geçersiz olduğuna dair yeniden sözleşme yapıldığını ve senetlerin hükümsüz kaldığını bu sebeple borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesindeki iddiaların yazılı delille kanıtlanması gerektiğini, tanık dinlenmesine onaylarının olmadığını, bonoların sebepten mücerret, kıymetli evrak olduğunu, bono altındaki hukuki sebebin ileri sürülmesini onaylamadıklarını boş bonoya imza atanın aksini ancak yazılı delille kanıtlayabileceğini, ileri sürülen sebebin davalı ile ilgisi olmadığını Davut M. adlı kişiyle bağlantılı olduğunu, davanın o kişiye yöneltilmesi gerektiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, senet borçlarının da doğrudan doğruya senet alacaklısına verilmiş gibi tanzim edildiği, Sami Ü.'a senedi nakleden Mustafa Y.'nun cirosunun bulunamadığı, bu suretle senet borçlusuyla senet alacaklısı arasında hiçbir hukuki ilişkinin gerçekleşmediği, dava dışı Davut M. ile Hakan E. arasında düzenlenen alım-satım devir sözleşmesindeki beyanlar ile takibe dayanak senedin bu ilişki nedeniyle Davut M. verildiği, Davut tarafından dava dışı diğer şahıslara verilmek suretiyle en son alacaklı Sami Ü.'ın eline ciro silsilesine uyulmadan geçtiği, alacağın borcun temlikinden de bahsetmenin mümkün olmadığı, senede karşı senetle ispat kuralının bu hadisede uygulanmasının mümkün olamayacağı, gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle, açık poliçeyi doldurma yetkisini devralan davalının bu yetkisini keşideci ile senedin, ilk hamili konumdaki dava dışı Davut M. arasındaki anlaşmaya aykırı olarak dolduramayacağı, toplanan delillere ve özellikle araç satış sözleşmesinin feshine ilişkin sözleşmede satışın gerçekleşmediği ve dava konusu senedin karşılıksız kaldığının anlaşılmasına göre,
Sonuç: Davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına 17.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy