(818 S. K. m. 117)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davalıların maliki bulunduğu iki parsel taşınmazın davacıya kiralandığı, davacının bu arsalar üzerinde tüm malzemesi kendisine ait olmak kaydıyla inşa ettiği binada M... Adapazarı Bayi sıfatıyla 1.5.1999 tarihinde faaliyete geçtiği, taraflar arasında 12.11.1998 tarihli kira sözleşmesi imzalandığı, 17.8.1999 tarihli depremde de binanın yıkıldığı konularında ihtilaf bulunmamaktadır.
Davacı vekili, 17.8.1999 tarihinde meydana gelen depremde bina yıkıldığından ve yeni bina yapımı içinde ruhsat verilmediğinden üstlenilen edimlerin ifasının imkansız hale geldiğini, bu nedenle B.K.nun 117. maddesi gereği kira borcu ödemekten kurtulduklarının ve kira sözleşmesinin feshedildiğinin tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, kira sözleşmesinde fors majör halinde dahi taban kiranın ödeneceğinin kararlaştırıldığını ve 1.1.2003 tarihine kadar fesih yetkisi bulunmadığını, tacir olan davacının BK. nun 117. maddeye dayanamayacağını inşaatı yapanın, malzemeyi kullananın davacı olup binanın yıkılmasından da davacının sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre kira sözleşmesinin varlığını koruduğu, davacının borcun BK.nun 117. maddesi gereği sona ermediği ve fesih yetkisinin kullanılacağı 1.1.2003 tarihine kadar kira bedeli ödeme borcu bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davasını BK. nun 117. maddesine dayandırmıştır. BK.nun 117. maddesi "Borçluya isnat olunamayan haller münasebetiyle borcun ifası mümkün olmasa borç sakıt olur" hükmünü içermektedir.
Doktrinde ve Yargıtay İçtihatlarında zorunlu neden taraflar arasında sözleşmenin yapıldığı sırada yok iken sonradan ansızın gerçekleşen ve önlenmesine imkan olmayan ve borcun Yerine getirilmesine engel bulunan neden olarak tanımlanmaktadır. Somut olayda kira sözleşmesinin temelini oluşturan binanın deprem nedeniyle yıkılması kira konusunu ortadan kaldırdığından sözleşmenin sona erdiğinin kabulü gerekir. Bu nedenle oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 250.000.000.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine 4.7.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
YKD TEMMUZ 2004
Full & Egal Universal Law Academy