(818 S. K. m. 73) (1086 S. K. m. 275) (6762 S. K. m. 532)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı, davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. A. Günaydın ile davalılar vek. Av. H. Pekşen'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki içerisinde davalı şirketin müvekkiline ait ürünleri İzmir-Bornova'da pazarladığını, davalı şirketin müvekkilinden aldığı 16.560.526.327.-TL'lık mal bedelini ödemediğini, davalı şirketin borcunun bir kısmını karşılamak üzere keşide ettiği ileri tarihli çeklerin iyi niyetle süresinde bankaya ibraz edilmemesine rağmen bedelleri ödenmediği gibi yenilenmediklerini, davalı Tülin C.'nin davalı şirketin ortağı ve müdürü, eşi olan davalı Nebil C.'nin ise davalı şirketin ortağı olup, sahibi gibi hareket ederek ticari ilişkiler kurduğunu belirterek 16.560.526.327.-TL'nın, 7.6.1999 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, yetkili mahkemenin İzmir Mahkemeleri olduğunu, dava konusu alacak-borç ilişkisinin şirketler arasında olup diğer müvekkilleri ortakların şahsi sorumlulukları bulunmadığını bu müvekkillerine husumet yönetilemeyeceğini, davacının müvekkili şirkete İzmir bölgesi distribütörlüğünü teklif ettiğini, bu teklif üzerine müvekkili şirketin bir çok firma ile iş bağlantıları yaptığını ekstra masraflar ve taahhütler altına girdiğini ancak bir süre sonra davacının vazgeçtiğini ve müvekkili şirketi zor durumda bıraktığını, davacının tek taraflı mal vermeyi durdurduğunu, talep edilen alacak miktarının tamamen izafi ve kendi insiyatifi ile belirlenen alacak olduğunu bildirerek davanın yetki, husumet ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Yargılama sırasında davalılardan Nebil C. vefat etmiş, mirasçıları Tülin C. ve Burcu C. davaya dahil edilmiştir.
Mahkemece, davalıların yetki itirazlarının reddine, alınan bilirkişi raporu ile davalı şirketin davacı şirkete 16.560.526.327.-TL borçlu olduğu ve diğer davalıların da bu borçtan sorumlu olduklarının anlaşıldığı gerekçeleri ile davanın kabulüne 16.560.526.327.-TL'nın temerrüt tarihi olan 7.6.1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle BK.nun 73.maddesi hükmü gözetilerek davalıların yetki itirazlarının reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ticari ilişkinin davacı şirket ile davalı şirket arasında gerçekleştiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı gibi, bu husus mahkemenin de kabulündedir. Bu durumda tüzel kişiden alacaklı olanların Limited Şirket ortaklarına başvurma imkanı yoktur. Bir başka deyişle şirket ortaklarının şirket borcundan dolayı sorumlu tutulmaları doğru değildir. Öte yandan davalı şirketin davacıya olan borcunun saptanması yönünden yapılan inceleme ve araştırma ile alınan bilirkişi raporu da hüküm kurmaya yeterli değildir. Bu nedenle mahkemece, tarafların ticari defterlerinin ibrazı sağlanarak, ticari ilişkinin boyutunun belirlenip teslim edilen mallar ve varsa yapılan ödemelerin saptanması için konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile sadece faturalar üzerinde inceleme yapılmak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporu ile yetinilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdir edilen 97.500.000.-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy