(818 S. K. m. 100)
Dava: Taraflar arasındaki karşılıklı alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne, karşı davaların reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı-karşı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı-karşı davalı vek. Av. Mehmet Asım İplikçioğlu ile davalı-karşı davacı vek. Av. Vural Ocalı'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili aracı kurumun İzmir şubesi aracılığı ile hisse senedi alım-satımı yaptığını, davalının hesabında nakit para bulunmadığı halde verdiği emirleri sonucu doğan borcun ödenmediğini müvekkilinin 476.845.000.TL alacağı bulunduğunu ileri sürerek bu meblağın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bu dosya ile birleştirilen dosyalarda davacı Serdar Kaptanoğlu davalı aracı kurum Başkent A.Ş'nin talimatı olmadan işlem yaparak müvekkiline zarar verdiğini ileri sürerek 800.000.TL'nin tahsiline 200.000 adet Yapı Kredi 100.000 adet vestel, 20.000 adet İş Bankası C hisse senedinin aynen iadesine, mümkün değilse fiili iade günündeki rayiç bedelden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davalı Serdar Kaptanoğlu'nun 9.2.1994 tarihine kadar yapılan işlemlerden haberdar olduğu, bu işlemlere sessiz kaldıktan sonra yapılan satışın İMKB Yönetmeliğinin 57.maddesine aykırı olduğunu ileri sürmenin objektif iyi niyet kuralı ile bağdaşmadığı gerekçesiyle birleşen davaların reddine, 383.030.250.TL'nın davalı Serdar Kaptanoğlu'ndan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı aracı kurumun davalıdan hisse senedi alım-satımı konusunda yazılı talimat almadığı anlaşılmaktadır. Aracı kurum davalının 800.000.000.TL'lık ödemesinden sonra kredili alımlar yapmıştır. Olay tarihinde yürürlükte bulunan İMKB Yönetmeliğinin 57. maddesine göre aracı kurumun alım emrini yerine getirdikten sonra ihbarnameyi müşteriye göndermesi, müşterinin başka sözleşme bulunmaması halinde ilk iş gününde alım bedelini ödemesi, ödeme yapmaması durumunda aracı kurumun menkul kıymeti satabileceği gibi kendi portföyüne alabileceği hükme bağlanmıştır.
Davacı aracı kurumun müşterisi adına aldığı hisse senetlerini satabilmesi veya kendi portföyüne alabilmesi için alımla ilgili olarak müşteriye bir ihbarname tebliğ ettirmesi gerekir. Davacı aracı kurum ihbar yapma zorunluluğunu yerine getirmeyerek anılan hükme aykırı davranmıştır. Davalının 7.2.1994 tarihli telgraftaki beyanı davacı aracı kurumun yönetmelik hükmüne aykırı davranışına icazet olarak kabul edilemez. Bu nedenle davacı aracı kurum davalıya verilen zarardan sorumludur.
Mahkemece bu yönler gözetilerek iddia ve savunma doğrultusunda toplanan deliller değerlendirilip gerektiğinde uzman bilirkişi kurulundan rapor alınarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, vekilleri Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı-karşı davacı yararına takdir edilen 250.000.000.TL duruşma vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak, davalı-karşı davacıya ödenmesine, 19.09.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy