(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 257)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı Kemal Arslantaş arasında taşınmaz satımı yapıldığını ve evin bir kısmının, satıcı davalıda kalacağı kararlaştırılmış olduğundan ifraz yapılamadığından tapunun tamamının, müvekkili adına tescil edildiğini, ifraza kadar teminat amacı ile 90.000 DM tutarında senedin adı geçen davalıya verilip bu konuda protokol yapıldığını, ancak davalının senedi diğer davalıya ciro edip müvekkili hakkında takibe geçildiğini, Mersin 5. İcra Tetkik Merciine yapılan imza itirazının reddedildiğini, oysaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, ayrıca imzanın müvekkiline ait olsa bile senedin kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediğini, davalıların kötüniyetli olduğunu belirterek müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Abdulkadir Uçar vekili, keşideci ile lehtar arasında senedin hükümsüzlüğünü gerektiren iddiaların hamile karşı ileri sürülemeyeceği hamilin kötüniyetli olduğu iddiasının yerinde olmadığını öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuş, diğer davalı Kemal Arslantaş senedin teminat senedi olmadığını, ev satışı nedeniyle bakiye borçtan dolayı verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 8.5.1997 tanzim tarihli 90.000 DM bedelli senetteki imzanın, davacının eli mahsulü olduğunun Adli Tıp raporu ile anlaşıldığı ve senedin karşılıksız olduğu hususunda davacı tarafından teklif edilen yeminin davalı Abdulkadir Uçar tarafından usulen yerine getirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı asıl ve davalılar vekili hükmü temyiz etmeyeceklerini ifade edip kararın kesinleştirilmesini talep etmeleri üzerine mahkemece hüküm kesinleştirilmiş, davacı asıl kesinleşme talebini içeren dilekçesinde aynı zamanda vekilini de azlettiğini ifade etmiş, daha sonra davacı vekili hükmü temyiz etmiş bu talep mahkemece reddedilmiş, red kararı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç:Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 15.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy