(1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Enver Balay ile davalı vek. Av. Binhan Özaldaş'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 1.2.1990 tarihli işletme sözleşmesi imzalandığını ve davalıya akaryakıt istasyonu işletme hakkı (bayilik) verildiğini, istasyonda kullanılan malzeme ve teçhizatlarında müvekkili tarafından temin edildiğini, ancak davalının müvekkili şirket dışında başka firmalardan akaryakıt alıp sattığının tespit edildiğini belirterek, malzeme ve teçhizatların iadesini, iade mümkün olmadığı takdirde bedeli 4.408. Doların tahsilini, 35.000 Dolar kar kaybının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, malzemenin davacıya iade edildiğini, sözleşmede belirli miktarda mal satma taahhüdü bulunmadığını, 35.000 Doların neyin karşılığı olarak istendiğinin belli olmadığını yabancı para üzerinden bir alış veriş yapılmadığını davacının, müvekkilinin akaryakıt ihtiyaçlarını karşılayamadığından üçüncü kişilerden akaryakıt alındığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Malzemeler davacıya teslim edildiğinden bunlar hakkındaki davadan vazgeçilmiş, davacı vekili ısrarla Dolar üzerinden kar kaybına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre dava dilekçesindeki malzeme ve teçhizatın iadesi shel amblem ve logosunun kullanılmasının önlenmesi talebinden feragat edildiğinden bu istemlerle ilgili davanın reddine, davacının yabancı para olarak bir zararının doğduğunun kabulüne olanak bulunmadığından davacının 35.000 Dolarlık alacak isteminin de reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık davacının uğradığı kar kaybını Dolar üzerinden talep edilip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Sonuç: Taraflar arasında imzalanan sözleşmede alış verişin Dolar üzerinden yapılacağına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Buna rağmen davacı dava dilekçesinde ve yargılama aşamasında verdiği dilekçelerde mahrum kaldığı karı Dolar üzerinden talep etmiş ise de, yabancı para üzerinden zararın varlığı kanıtlanamadığından yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 250.000.000.-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 25.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy