(1086 S. K. m. 288, 292)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davalının aracı kurum hükmünde olmayan işyerinde alım-satım işi yapmakta olduğunu, davalıya 13.1.2000/18.1.2000 tarihleri arasında 27.795 DM verdiğini, davalının değişik bankaların hisse senetlerini müvekkili adına satın aldığını ve "Ömer Ş. hesabına kayıtlıdır." İbaresini ve davalının imzasını taşıyan ekli bordroyu verdiğini, müvekkilinin hisse senetlerini elden çıkarmak için geri istediğini, ancak bugüne kadar hisse senetleri geri verilmediği gibi bedelinin de ödenmediğini belirterek, yazılı hisse senetlerinin nemaları ile birlikte aynen iadesine, bu mümkün olmadığı takdirde hisse senedi alım bedeli olarak davalıya ödenen 27.795 DM'ın ödeme tarihinden itibaren dövize uygulanan mevduat faizi ile ve fiili ödeme tarihindeki kur karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin aracı kurumlar aracılığıyla kendi adına hisse senedi aldığını, davalının iddia ettiği gibi kendi işyerinde bu işi yapmadığını, müvekkilinin davalıya hiçbir borcunun olmadığını, davacının davalı yanında borsada alım satım yapmak istediğini bildirdiğini o tarihte davalı elinde bulunan hisse senetlerinin ve bu senetlerin getirisinin neler olduğu bunları mukayese etmesi açısından hazırladığı tabloyu davacıya verdiğini, davacı iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerektiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK.nun 288. maddesi hükmüne göre miktarı itibariyle davacının alacak iddiasını senetle ( yazılı delille ) kanıtlaması gerekmekte ise de, aynı kanunun 292. maddesinde senetle ispatı lazım gelen hususlarda yazılı delil başlangıcı mevcut olur ise tanık dinlenmesi olanaklıdır. Maddenin 2.fıkrasında ise yazılı beyyine başlangıcı "müddeabihin tamamen sübutuna kafi olmamakla beraber bunun vukuuna delalet eden ve aleyhine ibraz edilmiş olan taraf canibinden verilen evrak ve vesaiktir" olarak tanımlanmıştır.
Somut olayda davacı tarafından ibraz edilen belgede tarih, alış, satış hisse senedi cinsi, Lot sayısı, fiyat tutarı gibi bilgiler yer almakta ve belgenin sol üst köşesinde davacının adı ve soyadı, sağ alt köşesinde de davalının adı ve imzasını taşıyan "Ömer Ş. hesabına kayıtlıdır." Açıklamaları yer almaktadır. Bu belgedeki imza davalı tarafından da kabul edilmiştir. Bu durumda sözkonusu belge alacağın kanıtlanmasına yeterli olmamakla beraber davacının iddiası yönünden yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu kabul edilerek davacının gösterdiği tanıklar dinlenip tüm delillerin birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.3.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy