(818 S. K. m. 96)
Dava: Taraflar arasındaki karşılıklı alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine, karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında menkul kıymet alım-satım ve saklama sözleşmesi imzalandığını ve yatırım hesabı açıldığını davalının verdiği sözlü talimatlar uyarınca yapılan işlemler sonucunda hesabın eksi bakiyeye ulaşması üzerine ihtarname suretiyle davalıdan borcun ödenmesinin talep edildiğini ancak davalının bunu kabul etmeyip, kendisinin alacaklı olduğunu iddia ettiğini belirterek 11.715.024.673. TL'nin temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin 25.1.1994 tarihli olduğu ve bu tarihe kadar müvekkilinin herhangi bir alım-satım talimatının bulunmadığını sözlü talimat ile, menkul kıymet alım-satımının İMBK yönetmeliğine aykırı olduğunu, müvekkilinin hisse senetlerinin değerinin 11.422.280.000.TL olduğunu öne sürerek davanın reddi ile karşı davanın kabulüne ve bu miktarın faizi ile davacı-karşı davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davacı bankanın İMBK yönetmeliğinin 19.maddesi ve 21128 sayılı Sermaye Piyasası Kurumu tebliğine göre düzenlemesi gereken müşteri emir formu yada seans takip formlarını zamanında düzenlemediği bu hususun 27.6.1994 tarihli duruşmadaki beyanlarda sabit olduğu, olayın gerçekleştiği tarihlerde SPK mevzuatı uyarınca davacı bankanın kredili işlem gerçekleştirmesinin mümkün olmadığı, davacının, davalının hesabı üzerinden yapılan işlemlerin davalının sözlü talimatı ile gerçekleştirildiği hususunun ispatlanamadığı, davalının, bu konuda yazılı talimatlarının da olmadığı, davalının 25.1.1994 tarihindeki hisse senetlerinin değerinin 11.422.280.000. TL olduğu gerekçesiyle davanın reddine, karşı davanın kabulü ile 11.422.280.000. TL'nin reeskont faizi ile davacı-karşı davalı bankadan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 20.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy