(6762 S. K. m. 20, 25)
Taraflar arasındaki karşılıklı menkul satımının feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne, karşılık davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan Eksantrik Pres satın alıp, kullanmaya başladığını, ancak makinanın gizli ayıplı olması nedeniyle işlevini yerine getirmediğini, durumun davalıya ihbar edilmesine rağmen onarımların yapılmadığını, makinanın ayıplı olduğunun mahkeme kanalı ile tespit edildiğini belirterek satım sözleşmesinin iptaliyle davalıya ödenen 1.250.000.000.-TL. ve 2800 DM'ın faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, makinanın müvekkili tarafından kendi ihtiyacına uygun olarak imal edilip piyasa fiyatının çok altında bir miktara davacıya satıldığını, davacının (7) ay boyunca makineyi kullandığını, davacının bir alacağı olmadığını, aksine müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu öne sürerek davanın reddiyle 1000 DM'ın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, dinlenen tanık beyanlarına göre davacının satım ilişkisinden 2-3 gün sonra davalıya ayıp ihbarında bulunduğu gerekçesiyle satım sözleşmesinin feshi ile satım konusu makinenin davalıya iadesine, davacının ödediği 2.090.000.000.-TL.nın yasal faizi ile davalıdan tahsiline, karşı davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı (karşı davacı) vekilince temyiz edilmiştir.
TTK.nun 25/3. maddesine göre "Emtianın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde keyfiyeti satıcıya bildirmeye mecburdur. Açıkça belli değilse alıcı emtiayı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde muayene etmeye veya ettirmeye ve bu muayene neticesinde emtianın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını muhafaza için keyfiyeti bu müddet içinde satıcıya bildirmeye mecburdur"
Somut olayda anılan yasa hükümlerine uygun olarak süresinde yapılmış bir ayıp ihbarının bulunmadığı dosyadaki delillerden anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 20.3.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy