(4721 S. K. m. 887)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin senet avansı karşılığı kredi kullandığını, diğer davalının müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu ve banka lehine gayrimenkul ipoteği tesis ettiğini, hesabın kat edilerek tahsili için girişilen takibe itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaliyle %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevap vermemiş duruşmalara da katılmamıştır.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davalıların takip dosyasına yaptıkları itirazların iptaliyle takibin devamı ve %40 tazminatın davalılardan tahsiline dair verilen hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan ilamsız takibe karşı borçluların itirazının iptali istemine ilişkindir.
İpoteğin, borçtan şahsen sorumlu olmayan davalı C. K. tarafından verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, önceki MK. nun 802. madde (MK. m.887) uyarınca taşınmaz malikinin borçtan şahsen sorumlu olmaması halinde alacaklının ödeme isteminin adı geçen yönünden geçerli olabilmesi, bu istemin hem borçluya hem kendisine karşı ulaştırılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Dosya içinde söz konusu ihtarın yapıldığına dair herhangi bir belgeye rastlanmamıştır. Bu yön, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla girişilecek takipte ön koşul olarak dikkate alınması gerektiğinden söz konusu ihtarın varlığı araştırılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy