(6762 S. K. m. 84)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya sattığı hazır beton bedeline karşılık davalı kooperatif başkanı tarafından 2.052.000.000.TL'lık çek verildiğini, çekin karşılığı çıkmadığı için girişilen icra takibinin yalnız kooperatif başkanının imzasını taşıyan çekin ayrı hükmi şahsiyeti olan kooperatifi bağlamayacağı gerekçesiyle mercii hakimliğince iptal edildiğini oysa alacaklarının kooperatif kayıtlarında yer aldığını, davalının sebepsiz zenginleşmemesi için davalarının kabulü gerektiğini ileri sürmüş ve itirazın iptali ile müvekkili şirket alacağının %40'ı icra inkar tazminatı ve faiz masraflarıyla birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kesinleşmiş mercii hakimliği kararı ile icra takibinin iptal edildiğini artık itirazın iptali ile tazminat talep edilemeyeceğini, davacının çeki imzalayan şahsa müracaat hakkının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davacı vekili ikinci duruşmada, itirazın iptali ile birlikte alacaklarının tahsilini talep ve ettiklerini, davalarını alacağın tahsili yönünde hasrettiklerini belirtmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne 1.640.000.000.TL'nın 8.8.2000 olan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince; dava alım-satım akdinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece taraf defterleri inceletilmiş ve bu inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, davacının uyuşmazlık konusu beton satışı sebebiyle davalıdan 2.052.177.000.TL alacaklı olduğu saptanmıştır. Davalı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı kabul edilse bile TTK. nun 84. maddesi uyarınca sahibi aleyhine delil sayılacağı kuşkusuzdur. Bu durumda mahkemece bilirkişi raporunda saptanan alacak miktarına göre hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçelerle eksik alacağa hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy