(2004 S. K. m. 72) (4721 S. K. m. 883)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit-ipoteğin fekki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Sadık Erol ile davalı vek. Av. Mustafa Ülkü'nün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, davacı şirketi temsile yetkili olmayan kişiler tarafından banka ile kredi sözleşmesi imzalandığı ve akabinde bankaya, şirketin maliki olduğu taşınmazın ipotek verildiği iddiasıyla açılan, bankaya borçlu olunmadığının tespiti ve ipoteğin iptalini içeren menfi tesbit davasıdır.
Davalı vekili, müvekkili banka ile davacı şirketi temsilen Cevdet İpek tarafından imzalanan kredi sözleşmesinin teminatı olarak davacı şirketin maliki olduğu taşınmazın bankaya ipotek olarak verildiğini, borçlu şirketin krediyi kullandığını hesabın kat edilerek şirket ve kefiller hakkında icra takibi yapıldığını icra takibinin itirazsız olarak kesinleştiğini borçlu şirket ve kefillerin ödeme planı vererek borcu ödeme planına göre ödemeyi kabul ettiklerini buna rağmen açılan bu davanın davacı şirketin kötüniyetli olduğunu gösterdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan deliller ve kredi sözleşmesini imzalayan Cevdet İpek ve şirket yönetim kurulu başkan yardımcısı Hüseyin İpek'in beyanları doğrultusunda, Cevdet İpek'in şirketi temsile yetkili kılındığı, kredinin kullandırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle kredi sözleşmesini imzalayan ve ipotek tesis eden Cevdet İpek'in 30.8.1997 tarihli yönetim kurulu kararı ile şirket Genel Müdürü olarak atanmış olmasına ve kredinin de bankadan çekilerek kullanılmış bulunmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 250.000.000.TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, aşağıdaki yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 05.07.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy