(818 S. K. m. 41) (1086 S. K. m. 423, 438) (1136 S. K. m. 164, 168)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Polonya'ya ihraç etmek için davalıdan narenciye aldığını, alınan 100 ton malın gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi nedeniyle zarara uğradığını, davalının hile yoluyla müvekkilini iğfal ettiğini ileri sürerek 51.000 DM'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacıya malların sağlam ve vasıflara uygun olarak teslim edildiğini, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacının malların ayıplı olduğunu ve süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacının 23.12.1999 tarihinde alacağın tahsili amacıyla açtığı dava reddedilmiş ve davalı lehine 1.202.780.000.-TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Vekalet ücreti yargılama giderlerindendir (HUMK. m. 423/6). Davacı dava açarken sorumlu tutulabileceği muhtemel yargılama harç ve giderlerini önceden bilebilecek durumda olmalıdır. Her ne kadar 9.5.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4667 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesinde ve 4.12.2001 tarihinde yürürlüğe Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 21. maddesinde hüküm verildiği tarihindeki tarifenin esas alınacağı belirtilmişse de aksine bir düzenleme bulunmadığından bu hüküm Avukatlık Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılan davalara uygulanacaktır.
Bu nedenle davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan tarifeye göre davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi isabetli değildir. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 3 nolu bendinde yer alan 1.202.708.000.-TL nisbi vekalet ücreti sözcüklerinin yerine 90.213.000.-TL nisbi vekalet ücreti sözcüklerinin yazılarak hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy