(818 S. K. m. 53) (6762 S. K. m.588)
DAVA VE Karar: Davacı vekili, davalı B. Ltd. Şti.'nin lehtarı olduğu ve davalı Ö. E. tarafından icra takibine konulan bononun, dava dışı H. Ç'na bedel hanesinin rakamla yazılı olan kısmının 300.000.000.-TL. olarak doldurulup diğer kısımların boş olarak teminat için verildiğini, bononun daha sonra lehtar hanesinin ve bedelinin 4.300.000.000.-TL. olarak doldurulup tedavüle çıkartıldığını iddia ederek, bedel kısmı tahrif edilmiş bono ile borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalılar savunmalarında, dava konusu bononun, davacıya kendi adlarına kabak çekirdeği toplaması için verilen nakit paranın teminatı olarak alındığını, davacının edimini yerine getirmediğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı şirketin temsilcisi H. B. aleyhine sahte senet tanzim etmek suçuna ilişkin ceza davasında belirlenen maddi olgu sonucu senette yazı ile yazılan miktara itibar edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle, davalı şirket tarafından davacıya kabak çekirdeği toplaması için verilen nakdin teminatı olarak dava konusu bononun verildiği ve davacının edimini yerine getirmediği, senedin miktar hanesinde yazı ile yazılı kısımdaki bedel ile geçerli olduğu yolundaki maddi olguyu belirleyen Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 1998/91 Esas 1009/88 Karar sayılı Beraat ve Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 18.10.2001 tarih, 12487/12463 sayılı onama kararlarının hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 24.2.2003 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY :
BK'nun 53. maddesi hükmü uyarınca hakim, Ceza Mahkemesi'nce verilen Beraat kararı ile bağlı değildir. Ancak, maddi olayı saptayan Ceza Mahkemesi kararları hukuk hakimini bağlar.
Davalı şirket temsilcisi aleyhine sahte senet düzenleme suçundan dolayı açılan ceza davasında alınan 10.6.1998 tarihli Adli Tıp raporunda; "söz konusu senet miktarının evvelce ve yalnızca rakamla ( 300.000.000.-TL ) şeklinde yazılmışken sonradan miktar rakamları başına ( 4 ) rakamının ilave edildiği ve tanzim sırasında boş bırakılan miktar yazılan kısmına ise ( Dörtmilyarüçyüzmilyon ) yazılarının bir defada yazılarak anılan senet miktarının mevcut duruma dönüştürüldüğü" belirtilmiştir. Ceza Mahkemesi'nce senedin yazıyla olan miktar hanesini dolduran B. A. isimli kişinin tanıklığına da başvurularak "senette asıl olan yazıyla yazılan miktarın geçerli olduğu, bu durumda sanığın senette tahrifat yapmadığının anlaşıldığı" gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir.
Görüldüğü gibi, dava konusu senedin miktar hanesinde rakamla yazılı bölümdeki ( 4 ) rakamının sonradan doldurulduğu yolundaki maddi vakıa Ceza Mahkemesi kararıyla sabittir. Hukuk hakimi bu maddi olayla bağlıdır. Senedin, diğer bölümlerinin boş olduğu ve sonradan doldurulduğu da anlaşılmaktadır.
TTK'nin 690. maddesi aracılığıyla bonolarda da uygulanması gereken 588/1. maddesindeki "iki bedel arasında fark bulunması halinde yazı ile gösterilen bedele itibar olunacağı" kuralının uygulanabilmesi için senedin borçlu tarafından doldurulup tedavüle çıkarılması lazımdır. Rakamla miktar hanesinde tahrifat yapıldığı ve yazı ile miktar hanesinin ise hamil tarafından doldurulduğu hallerde TTK'nin 588. maddesi uygulanamaz ve senet tahrifattan önceki miktar için geçerlidir. ( Yargıtay 11. HD. 4.2.1987 gün 1986/6874 Esas, 1987/550 K, 11.HD. 25.4.1978 gün, Esas 1587, Karar 2170 sayılı kararları, Yargıtay 12. HD. 20.1.1998 gün, 1997/14841 E, 1998/189 K. Sayılı kararları Prof. Dr. Erdoğan Moroğlu, Notlu İçtihatlı Türk Ticaret Kanunu ve ilgili Mevzuat Sh.472 )
Öte yandan, imzalı ve yazısız bir kağıda sahibinin zararına olarak hukukça hükmü haiz bir muamele yazıldığı veya yazdırıldığı iddiasıyla açılan ceza davasında sanığa yüklenen bu eylem, HUMK'nın cevaz verdiği istisnalar dışında tanıkla ispat edilemez. ( 24.3.1999 gün ve 1988/1 Esas, 1989/2 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü S. Baskı 1990, Cilt 2, Sh. 2259 ).
Ceza Mahkemesi'nce, senedin rakamla yazılı miktar hanesindeki tahribat saptanmış ancak, yazıyla olan bölüm yönünden tanık dinlendikten sonra TTK'nın 588/1. maddesindeki kuraldan söz edilmek suretiyle beraat kararı verilmiştir. Bu şekilde verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz. Çünkü beraat kararının gerekçesinde yer alan hukuki tartışma, hukuk hakimi tarafından yapılması gereken bir tartışma olduğundan Ceza Mahkemesi'nce TTK'nın 588.maddesinin yorumlanması sonucu verilen beraat kararının bağlayıcılığından söz edilemez.
Bu durumda, dava konusu senedin tahrifattan önceki miktarıyla ( 300.000.000.-TL ) geçerli olduğunun kabulü gerektiğinden davacının bu miktar dışındaki kısım yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmiş olmasının bozmayı gerektirdiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy