(818 S. K. m. 83)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. H. Akgül gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, müvekkiline ait yabancı plakalı araca, davalının kullandığı aracın çarptığını araçta, 10.800 SFR'lık hasar oluştuğunu, kazada davalının, 6/8 oranında kusurlu olduğunu, kusur indirimi ve sigortadan tahsil edilen 1.449 SFR indirildiğinde 6.651. SFR zararın tahsili için yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini ve tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, itirazın iptaline, 6.651 İsviçre Frangının fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Kusur oranının belirlenmesine ilişkin Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporun oluşa ve dosya içeriğine uygun bulunmasına göre davalı vekilinin kusura yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava Türk vatandaşı olan davacıya ait yabancı plakalı aracın, trafik kazası sonucu hasarlanması nedeniyle uğranılan zararın, yabancı para olarak tahsili istemiyle yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.
Tazminat talebinin amacı, zararın karşılanmasıdır.Tazminatın konusu olan para zararın karşılanması için bir araçtır. Paranın miktarı ise zararı ortadan kaldırmak için yapılacak harcamaya göre belirlenir. Ülke içinde oturanların zararının TL olarak karşılanacağında duraksama yoktur. Ancak zarar görenin yabancı olması veya zararın yabancı para ile karşılanması halinde hangi para biriminin uygulanacağı hakkında yasalarımızda bir hüküm yoktur.
Türk hukukunda sözleşme dışı haksız fiillerde mala ilişkin zarar haksız fiilin gerçekleştiği ana göre belirlenmektedir. Sözleşme dışı haksız fiillerde zararın giderilmesinde yabancı paraya hükmedileceğine dair yasalarda bir hüküm de yoktur. BK.nun 83. maddesi, sözleşme ile ilgili olup, haksız fiillere uygulanamaz.
Öte yandan, mala ilişkin zarar, haksız fiilin gerçekleştiği anda meydana geldiğine göre bu tarihte zarar görenin mal varlığında oluşan azalmanın giderilmesi esastır. Somut olayın Türkiye'de gerçekleştiği gözetilerek, zararın haksız fiil tarihindeki Türk Lirası karşılığına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığına hükmedilmesi isabetli olmadığı gibi, davacı tarafından dosyaya tercümesi sunulan ekspertiz raporunda davacının aracındaki zararın 10.800 SFR olduğu ve hurda değeri 1000 SFR düşüldüğünde, davacının nihai zararının 9.800 SFR olduğu belirlenmiştir. Belirlenen bu miktardan önce kusur indirimi, sonra sigortadan tahsil edilen meblağ düşülerek davacı zararının belirlenmesi gerekirken, bu kurala aykırı şekilde hesaplama yapan raporun hükme esas alınması da doğru görülmemiştir. Ayrıca itirazın iptali davasında itirazın iptaline karar verilmekle yetinilmesi gerekirken hem itirazın iptaline hem de tahsile karar verilmesi de isabetli değildir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin kusura yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 250.000.000.TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine peşin harcın istek halinde iadesine, 21.2.2003 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Hakkın kötüye kullanılması durumları hariç olmak üzere yabancı para olarak oluşan veya yabancı para ile giderilmesi zorunlu bulunan hallerde belirlenen zararın olay tarihinden itibaren devlet bankalarınca yabancı paraya uygulanan faizi ile birlikte fili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığına hükmolunması sureti ile hüküm kurulması isabetli olup sayın çoğunluğun bu yöndeki bozma görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy