(743 S. K. m. 6)
DAVA VE Karar: Dava, bonodan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece dava konusu bononun hatır senedi olduğu yolundaki iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, %40 tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu bonoda "malen" kaydı bulunduğu halde davalı alacaklı, senedin verilen borç para karşılığı düzenlendiğini savunarak senedin ihdas nedenini talil etmiştir.
Sonuç: Bu durumda, alacağı ispat yükü yer değiştirerek davalıya geçtiğinden davalıdan delilleri sunulup sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
KARŞI OY :
Dava, bonodan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı, dava konusu senedin hatır senedi olduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı ise, bononun borç para karşılığı düzenlendiğini savunmuştur. Senetteki ihdas nedeni "malen" yazılıdır.
Böylece, her iki taraf, aralarındaki ilişkide, bu bononun "mal karşılığı" olmadığı konusunda uyum içinde olduklarına göre, MK'nın 6. maddesi hükmü göz önünde tutularak ispat yükünün davacıya ait olduğunun kabulü gerekir. Başka bir anlatımla, davacı önce bonodaki "malen" kaydını talil etmekle, davalının bono karşılığının nakit olduğu yolundaki savunması, kendi aleyhine kullanılarak ispat yükünün davalıya yükletilmesi doğru olmaz. ( Bakınız 19. HD. 6.10.1994 tarih, 1993/8778 E, 1994/8968 K. sayılı Kararı, aynı doğrultuda 11. HD 16.11.1991 T.1989/3882 E, 1991/3914 K. 11. HD 12.11.1990 T.1989/6889 E, 1990/7209 K. sayılı kararları, Uyar T. Gerekçeli-Notlu İçtihatlı, İcra ve İflas Kanunu 1996, Cilt 2, Sahife 1841,1842 )
Bu itibarla, kanıtlanamayan davanın reddine ilişkin yerel mahkeme kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle onanması gerektiğim düşündüğüm için sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşlerine katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy