(2004 S. K. m. 72) (818 S. K. m. 388)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Şaban Azizoğlu gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı tarafından icra takibine konulan iki adet bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiştir.
Mahkemece dava konusu bonoların 21.4.1998 tarihli vekaletname uyarınca davalının oğlu tarafından düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
B.K.nun 388/3. maddesi hükmüne göre hususi bir selahiyeti haiz olmadıkça vekil, dava ikame edemez, sulh olamaz, tahkim edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, bağışlayamaz bir gayri menkulü temlik veya bir hak ile takyit edemez.
Hükme dayanak yapılan 21.4.1998 tarihli vekaletnamede davacı, vekil tayin ettiği Selami Kahya'ya kambiyo düzenleme yetkisi vermediği anlaşılmaktadır.
Ayrıca dava konusu bonolar vekaleten değil doğrudan doğruya davacı adına tanzim olunmuştur.
Mahkemece açıklanan yasa hükmü ve diğer yönler gözetilmeden yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 250.000.000.TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy