(2004 S. K. m. 67, 74, 94)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalılar vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Tülay Baran ile davalılar vek. Av. Mehmet Balcı'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı banka ile davalı şirket arasında 3.300.000 Dolarlık Dünya Bankası kaynaklı kredi kullandırılması amacı ile imzalanan kredi sözleşmesini diğer davalılar müteselsil kefil sıfatı ile imzalamıştır.
Davalılar kullandıkları kredinin geri ödemesini sözleşme hükümlerine uygun olarak yapmadığından, kredi hesabı 8.11.2000 tarihinde kat edilmiş ve ödenmeyen ana para taksitleri faiz ve BSMV'den kaynaklanan 347.331.098.305. TL. ile vadesi gelmemiş ana para borç bakiyesinin TL. karşılığı 1.341.981.867500. TL. olmak üzere toplam 1.689.312.965.805. TL.nın % 138 temerrüt faizi ile birlikte ödenmesini istemiş, 22.1.2001 tarihinde yaptığı icra takibinde de 2.049.785.573.933. TL. asıl alacak 953.616.474.267. TL. işlemiş faiz 47.680.823.712. TL. BSMV olmak üzere toplam 3.051.082.871.912. TL.nın asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek % 225 faizi ile birlikte tahsilini istemiş (borçlu için ipotek limiti üzerinde kalan 422.205.971.912. TL. üzerinden talep var).
Davalılar (borçlular) vekili 5.2.2001 tarihli itiraz dilekçesinde, takip talebinde belirtilen ana paraya takip tarihinden sonra işletilen % 225 oranındaki temerrüt faizini kabul etmediklerini, ancak % 60 faiz yürütülebileceğini ayrıca takipten sonra da BSMV ve KKDF istenemeyeceğini belirtmiştir.
İcra Müdürlüğüne 1.689.312.965.805. TL. asıl alacak ve temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işleyen % 138 temerrüt faizi 375.590.582.730. TL. toplamı 2.064.903.548.535. TL. üzerinden takibin devamına, bu miktar dışında kalan kısım için takibin durdurulmasına karar verilmiştir.
Davacı banka vekili, 986.179.723.337. TL. üzerinden itirazın iptaline ve % 40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsili istemiyle bu davayı açmıştır.
Davalılar vekili, borca itiraz edilmediğini, faiz oranına BSMV ve KKDF'ye itiraz ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalıların 678.631.783.828. TL. asıl alacak ve 391.457.040.172. TL. işlemiş faiz ve gider vergilerine yaptıkları itirazlarının iptaline, takibin devamına, asıl alacak 678.631.783.828. TL. üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalılardan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, reddedilen asıl alacak 307.547.545.509. TL. üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davacıdan alınıp davalılara verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığı gibi hükme esas alınan bilirkişi raporu da Yargıtay incelemesine imkan verecek açıklıkta değildir.
Borçlular vekili 5.2.2001 tarihli itiraz dilekçesinde, takip talebinde istenilen ana paranın nasıl hesaplandığının belli olmadığını kefillerden BSMV ve KKDF istenemeyeceğini, alacağın 422.205.971.912. TL.lık bölümü dışında kalan kısmının mükerrer olduğunu, % 225 temerrüt faizinin de fahiş olduğunu belirterek itiraz etmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda yalnızca davacı banka tarafından Dünya Bankasına geri ödenen 17.4.2000 ve 15.10.2000 tarihli ödemelere ilişkin hesaplama yapılmış, henüz geri ödemesi yapılmayan kredi miktarı ile ilgili bir inceleme yapılmamıştır. Mahkemece yapılacak iş hesabın kat'ı ile oluşan ve temerrüt tarihine kadar işleyen akdi faiz, faizin gider vergisi toplamından ibaret olan asıl alacak ile takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizinin belirlenmesi ve keza kefillerin sorumluluklarının kefalet limiti ve kendi temerrütlerinin hukuki sonuçları ile sınırlı olacağı gözetilerek ve borçluların itirazları da değerlendirilerek, banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişi kurulu aracılığı ile inceleme yaptırılıp Yargıtay denetimine olanak verecek açıklıkta ayrıntılı rapor alınması, borçlu şirket ve bir kısım kefillerin iflasına karar verildiği de gözetilerek İİK. nun 194. maddesi hükmü de dikkate alınarak bir hüküm kurmaktan ibarettir.
Kabul şekli itibariyle de davanın 986.179.323.337.-TL. üzerinden açılmasına rağmen 1.030.088.824.000. TL. üzerinden açılmış gibi bu miktar üzerinden itirazın iptaline, reddedilen 307.547.545.509. TL. üzerinden % 40 tazminatın davacı bankadan alınarak davalılara verilmesine şeklinde HUMK. nun 74. maddesine aykırı olacak şekilde ve kendi içinde çelişki oluşturacak biçimde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan taraflar yararına takdir edilen 250.000.000. TL. duruşma vekalet ücretinin birbirlerinden alınarak yekdiğerine ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.02.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy