(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Kazım Farımaz ile davalı vek. Av. Celal Benli'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, davacının keşideci, davalının lehdar olduğu 23.11.1999 tanzim 15.12.1999 vadeli 3.250.000.000.TL'lık bono ile borçlu olunmadığına ilişkin menfi tespit davasıdır.
Davacı vekili, davalının Milli Emlak Genel Müdürlüğünden kiraladığı arazinin kullanım hakkının müvekkiline devri için anlaşmaya varıldığını taşınmaz teslim edildiğinde ödenmek üzere davalıya, miktar hanesi boş teminat senedi verildiğini müvekkilinin amacının kiralanan yeni fabrika arazisi olarak kullanmak olduğunu, ancak arazinin ağaçlandırılmak üzere kiralandığının anlaşıldığını ve müvekkiline teslim edilemediğini belirterek anılan bono ile borçlu olmadıklarının tespitini, takibin tedbiren durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kiraladığı arazinin davacı ile anlaşarak ve müvekkilinin bu arazi için yapmış olduğu mühendislik ve proje masrafları karşılığı olan 3.250.000.000.TL'lk bono alınıp kira hakkının davacıya devir edildiğini, buna rağmen davacının Milli Emlak Müdürlüğüne gidip gerekli işlemi yaparak araziyi teslim almadığını ve müvekkilinin de kira hakkının engellediğini bu nedenle bono ile takibe geçildiğini belirterek davanın reddini %40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davalının Milli Emlak Müdürlüğünden kiraladığı arazinin tarafların sözlü anlaşması ve Bakanlık oluru ile davacıya devrinin kararlaştırılmasına rağmen davacının Milli Emlak Müdürlüğü ile sözleşme yapmayarak davalının kira hakkının da sona ermesine neden olduğu davalının bono ile takibe geçmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine %40 tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 250.000.000.TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 14.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy