(2004 S. K. m. 142, 268)
Dava: Taraflar arasındaki karşılıklı sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı Bayındırbank A.Ş. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı Tarişbank A.Ş. vekili, borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde satış bedelinin altı dosya arasında garameten paylaştırılmasına karar verildiğini, müvekkilinin ihtiyati haczinden sonra ipotek tesis eden Bayındırbank A.Ş.'ne pay ayrılmaması gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Bayındırbank A.Ş. vekili, müvekkili banka lehine ipoteğin 17.6.1998 tarihinde tesis edildiğini, davacının ihtiyati haczinin ipotekten sonra kesin hacze dönüşmesi nedeniyle ipoteğe karşı önceliği bulunmadığını belirterek şikayetin reddini istemiştir.
Mercii Hakimliğince iddia, savunma ve toplanan delillere göre ihtiyati hacizden sonra tesis edilen ipotekten dolayı ipotekli alacaklının önceliği bulunmadığı, satış bedelinin ipotekli alacaklı haricindeki alacaklılara garameten paylaştırılacağı gerekçesiyle sıra cetvelinin iptaline karar verilmiş, karar davalı Bayındırbank A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
Satışa ve bedeli paylaşıma konu taşınmaz davacı Tarişbank A.Ş. tarafından 25.2.1998 tarihinde ihtiyaten haczedildikten sonra aynı taşınmaz üzerinde davalı EGS Bank A.Ş. lehine 17.6.1998 tarihinde ipotek tesis edilmiştir. Davacı bankanın ihtiyati haczi 29.6.1999 tarihinde kesin hacze dönüşmüştür. İcra Müdürlüğünce düzenlenen sıra cetvelinde satış bedelinin garameten paylaştırılmasına karar verilmiştir. İİK.nun 268 inci maddesinde ihtiyati haczin rehne iştirakine ilişkin bir düzenleme bulunmadığından rehnin hacze, haczin rehne iştiraki mümkün değildir. İhtiyati haciz, borçlunun yapacağı tasarrufları taşınırlar ve taşınmazlar bakımından sınırlanmak suretiyle hacizle aynı sonuçları doğurur. Bu nedenle borçlunun iradesiyle üçüncü kişi lehine tesis edilen ipoteği karşı ihtiyati haciz sahibi alacaklı bu hakkını ileri sürebilecektir. Diğer bir anlatımla borçlunun ihtiyaten haczedilmiş taşınmaz üzerinde ipotek tesis ettirmesi, ihtiyati haciz koydurmuş alacaklının bu hacizle iktisap ettiği hakları saklı kalmak kaydıyla mümkündür. Bu durumda ihtiyati hacizden sonra tesis edilen ipotek rüçhanlı sayılmaz ve garameten paylaştırmaya giremez. Mercii Hakimliğince bu yönler gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın ONANMASINA, 17.01.2003 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy