(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 110) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Dava, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davalının sözleşmeyi kefil sıfatı ile imzaladığı ancak kefalet limiti bulunmadığından akdin geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Sözleşme içeriğinden davalının, dava konusu sözleşmeyi garanti eden sıfatı ile imzaladığı ve bu durumda uyuşmazlığın kefalet hükümlerine göre değil B.K.nun 110. maddesinde düzenlenen üçüncü kişinin fiilini taahhüt niteliğindeki garanti sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Garanti sözleşmelerinde, kefalette olduğu gibi garanti edenin sorumlu olacağı bir miktarın gösterilmesi koşulu bulunmamakta ise de, belirsizliğin garantisi de olmaz. Bu itibarla sözleşme kurulduğu anda asıl borçluya açılacak kredi miktarının belli olmadığı ya da bunu belirlemeye yarayan bilgilerin mevcut bulunmadığı kredi sözleşmelerinde garanti edenin sorumluluğundan da söz edilemez.
Somut olayda, uyuşmazlık konusu kredi sözleşmesinde neyin garanti edildiği belli olmadığından davalının sorumlu tutulmaması yönündeki hüküm sonucu itibariyle doğru olduğundan, HUMK. nun 438/son maddesi gereğince hükmün belirtilen bu gerekçeyle düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmünün gerekçe değiştirilmek suretiyle düzeltilerek ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 09.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy