(818 S. K. m. 104) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili bankanın Ödemiş şubesi ile dava dışı A. C. arasında akdedilen 6.7.1999 tarihli Bireysel Kredi Borçlanma ve rehin sözleşmesi uyarınca kredi kullandırıldığını, davalının da bu sözleşmeye müteselsil kefil müşterek borçlu sıfatıyla imzalayarak katıldığını, ancak borcun zamanında ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine başlanılan icra takibine, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ve takibin devamı ile %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı dosyaya yazılı olarak cevaplarını sunmamış, adresine talimat yazılmak suretiyle verdiği beyanında talep edilen faiz miktarını kabul etmediğini bildirmiştir.
Mahkemece dosyaya sunulan bilirkişi raporu benimsenerek davanın kısmen kabul kısmen reddiyle, davalının kefalet limiti olan 7.186.278.218.-TL üzerinden itirazının iptaline, bu miktara takip tarihinden itibaren %210 temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle takibin devamına, kabul edilen alacağın %40'ı oranında 2.874.511.287.-TL icra inkar tazminatının da davalıdan tahsiline karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dosyaya sunulan ve davalı tarafça davacıya gönderilen 1.2.2000 tarihli noter ihtarnamesi karşısında davalının bu tarihte temerrüde düştüğünün kabulü gerekir.
Kefil kefalet limiti ve kendi temerrüdünün yasal sonuçlarından sorumlu olduğuna göre temerrüt tarihi olarak kabul edilen bu tarih ile takip tarihi arasındaki dönem için temerrüt faizi hesabı yaptırılarak BK.nun 104/son maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle bir hüküm kurulması gerekirken, bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılan gerekçelerle hükmün davacı yararına bozulmasına, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy