(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Yavuz Evranos gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalılardan Abdulkadir Şaştım'ın lehtar, davacı Murat Yılmaz Evranos'un kefil, diğer davalıların keşidecisi bulunduğu 15.7.2000 tanzim ve 15.8.2000 vadeli ihdas nedeni nakden olan 11.000.000.000. TL'lik bonoya istinaden lehtar Abdulkadir Şaştım 29.9.2000 tarihinde keşideciler ve kefil hakkında icra takibi yapmış, kefil Murat Yılmaz Evranos Elazığ İcra Tetkik Merciinde açtığı davada bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiş, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu bonodaki imzanın Murat Yılmaz Evranos'un eli mahsulü olduğu anlaşılınca icra tetkik mercii davayı reddetmiştir.
Davacı vekili 12.3.2001 tarihinde açtığı bu davada, davalılardan İbrahim, Mehmet ve Gıyasettin'in diğer davalı Abdulkadir Şaştım ile yapacakları ticari ilişkinin teminatı olarak bononun verildiğini, bilahare akdi ilişkinin gerçekleşmediğini bononun iptal edildiğinin bildirildiğini ancak icra takibi yapılınca bononun iptal edilmediğinin anlaşıldığını belirterek bono ile borçlu olmadıklarının tespitini takibin tedbiren durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Abdulkadir Şaştım vekili, bononun teminat bonosu olduğu yolundaki iddianın yazılı delille kanıtlaması gerektiğini, davacının bono bedelini ödememek için farklı iddiaları ortaya attığını, davadan önce 5.000.000.000.TL ödeme yapıldığını ve icra takibinde de borcun kabul edilerek ödeme taahhüdünde bulunulduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılardan Gıyasettin Şahin davacının eczanesinde kalfa olarak çalıştığını ve davacının Abdulkadir Şaştım ile arkadaş olduğunu davacının paraya ihtiyacı olduğunun eczanede Abdulkadir ile konuşulurken bir senet düzenlendiğini ve kendisine de senedin imzalattırıldığını belirtmiş, diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacının bononun teminat bonosu olduğu yolundaki iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlayamamış olmasına, bononun arkasındaki yazının bono niteliğini ortadan kaldırmayacak bulunmasına davadan önce 5.000.000.000.TL ödeme yapıldığından davanın reddine tedbir kararı ile takibin durdurulmasına karar verildiğinden 6.000.000.000. TL'nin %40'ı oranında tazminatın davacıdan alınarak davalı Abdülkadir Şaştım'a ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacının bononun teminat bonosu olduğu yolundaki iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlayamamasına, bononun arkasındaki yazının geçerliliğini etkilemeyecek olmasına, davacının icra takibinde borcu ödemeyi kabul edip ödeme taahhüdünde bulunmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 11.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy