(2004 S. K. m. 142) (1447 S. K. m. 5)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, borçluya ait menkul malların satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde davalıya pay ayrıldığını, davalı lehine düzenlenen ticari işletme rehni sözleşmesinin 10 gün içinde sicile kaydedilmemesi nedeniyle geçersiz olduğunu, bu nedenle davalıya pay ayrılmaması gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sözleşmenin, yapıldığı tarihten itibaren (10) gün içinde tescil işleminin yapılmamasının rehni geçersiz kılmayacağını, sözleşme ile ticari işletme rehninin doğacağını belirterek şikayetin reddini istemiştir.
Mercii Hakimliğince iddia, savunma ve toplanan delillere göre (10) gün içinde tescilin yapılmamasının ticari işletme rehninin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmayacağı, ancak tescil yapılmadan rehin konusu şeyler üzerinde hak iktisap edenlere karşı ileri sürülemeyeceği, davacının sıraya yönelik itirazının haklı olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı lehine ticari işletme rehni 6.8.1997 tarihinde tesis edilmiş olup, rehin sözleşmesi sicile 8.10.1997 tarihinde tescil olunmuştur.
Ticari İşletme Rehni Kanununun 5/2. maddesine göre, yapılmış rehin sözleşmesi düzenlemeyi takip eden (10) gün içinde ticari işletmenin kayıtlı bulunduğu ticaret siciline tescil edilmelidir. Hükümde öngörülen süreden sonra yapılan tescilin geçerli olup olmadığı konusunda öğretide değişik görüşler ileri sürülmüştür. Bir görüşe göre anılan hüküm emredici nitelikte olmadığından (10) günlük süreden sonra yapılan tescilde geçerlidir. Ancak rehin sözleşmesinin yapılmasından tescile kadar geçecek sürede hak iktisap edenlere karşı ileri sürülmesi olanaklı değildir. (Oğuz, İmregün Ticaret Hukukunun Genel İlkeleri, İstanbul 1989 s.21; Sabih Arkan: Ticari İşletme Hukuku Ankara 2001 s.49; Sıtkı Akyazan: Ticari İşletme Rehni, Batider 6976/VIII-4 s.68).
Diğer görüşe göre, kanunun anılan hükmü emredici nitelikte olup tescil talebinin mutlaka (10) gün içinde yapılması gerekir (Seza, Reisoğlu: Ticari İşletme Rehni ve Uygulamada Ortaya çıkan sorunlar Ankara 1977; Ali Erten: Bankacılık Uygulamasında Ticari İşletme Rehni Ankara 2001 s.38; Erhan Türker: Ticari İşletme Rehni Eskişehir 1981 s.87; Şaban Kayıhan: Ticari İşletme Rehni İstanbul 1996, s.41; Erzan Erzurumluoğlu: Ticari İşletme Rehni, ABD 1977/3 s.435).
Hükümde öngörülen (10) günlük süre, üçüncü kişileri korumak ve ticari işletme sahibinin, daha önceden muvazaa yoluyla düzenleteceği rehin sözleşmesini, işlerinin bozulması halinde tescil ettirerek alacaklılardan mal kaçırmasını önlemek amacıyla kabul edilmiştir (kanun gerekçesi). Hükmün konuluş amacı gözetildiğinde (10) günlük süreden sonra yapılan tescillerin hukuki sonuç doğurmayacağı kabul edilmelidir. Mercii Hakimliğince, bu yönler gözetilerek şikayetin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın ONANMASINA, aşağıdaki yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 23.01.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy