(2004 S. K. m. 142, 268) (6183 S. K. m. 21)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde satış bedelinin davacı idare ile davalı Kazım Akgün arasında garameten paylaştırılmasına karar verildiğini, davalı alacaklının ihtiyati haczi kesin hacze dönüşmeden kesin haciz uygulayan davacı idareye öncelik tanınması gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, İİK'nun 268. maddesi gözetilerek düzenlenen sıra cetvelinde usulsüzlük bulunmadığını belirterek şikayetin reddine karar verilmesini istemiştir.
Mercii Hakimliğince iddia, savunma ve toplanan delillere göre davalı alacaklının ihtiyati haczi kesin hacze dönüşmeden kamu alacağı için haciz konulduğu için İİK. nun 268. maddesi uyarınca satış bedelinin garameten paylaştırılacağı bu yönde düzenlenen sıra cetvelinde usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı alacaklının bedeli paylaşıma konu taşınmaza 26.6.2001 tarihinde uyguladığı haciz ihtiyati haciz olup, kesin hacze dönüşmeden aynı taşınmaza kamu alacağı için 5.7.2001 tarihinde uygulanan kesin hacze iştirak edemez. İİK. nun 268. maddesine göre ihtiyati haciz sahibi alacaklının iştirak edebileceği haciz İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca konulan hacizdir. Kamu alacaklarından dolayı konulan hacizle ilgili iştiraki düzenleyen 6183 sayılı Yasanın 21. maddesinde kamu alacağının hacze iştiraki için bir malın öncelikle kesin olarak haczedilmiş, haciz paraya çevrilmemiş ve kamu alacağı için de haczedilmiş olması gerekir. Davalının 26.6.2001 tarihli haczi ihtiyati haciz olup icrai hacze dönüşmeden evvel bir kamu alacağından dolayı konulan hacze iştirak edemeyeceğinden şikayetin kabulü gerekirken, yazılı gerekçeyle reddinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 20.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy