(2004 S. K. m. 72)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkilinin keşidecisi olduğu 0640070 seri no.lu çekin hırsızlık sonucu müvekkilinin elinden çıkıp 752.900.000.000.-TL. bedel doldurulmak suretiyle tedavüle çıkarıldığını, müvekkili şirketin, canlı hayvan alımı yapmak üzere Gaziantep'te büro açıp burada görev yapan personeline çek defterleri verdiğini büroda çelik kasa olmadığı için çek defterlerinin daha önce müvekkili ile iş ilişkisi olan davalı ve onun kardeşi olan dava dışı şahsın çelik kasasında saklandığını bu kişilerin de çek koçanından bir yaprak çalıp, üzerine bir başka şahıs tarafından doldurulduktan sonra bankaya ibraz edildiğini, müvekkilinin davalıya bir borcu olmadığı gibi, bu konuda Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, çekteki iki imzanın müvekkili şirketi ilzam etmediğini zira iki imzanın da müdürlere ilişkin olduğunu, bir imzanın yönetim kurulu üyelerine ilişkin olması gerektiğini belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davalıya canlı hayvan satıp karşılığında ise bu çeki aldığını, çekin çalıntı olduğu iddialarının doğru olmadığını, çekteki imzaların yetkili kişilere ilişkin bulunduğunu öne sürerek davanın reddiyle %40 tazminata karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında canlı hayvan alım satımı hususunda ticari ilişki olup, taraflar arasında düzenlenen 9.6.2000 günlü yazılı belge ve mal teslimine ait (15) adet belge fotokopisinden davalı alacağının 752.899.297.000.-TL., dava konusu çekin ise 752.900.000.000.-TL. bedelli olduğu, davacı şirket tarafından keşide edilen 49 adet çek örneklerinde imzaların şirket mudilerine ilişkin olduğu, çek karnelerinin davalıya teslim edildiğine ait yazılı bir belge olmadığı, güvene dayalı olarak verilen senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu hususunun tanık beyanlarına göre ispat edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 13.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy