(818 S. K. m. 106)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belirli günde davacı vek. Av. Ahmet Çelik ile davalı vek. Av. İ. Hakkı Gülhan'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Dava, davacı ile davalı arasındaki bayilik sözleşmesinin davalı tek satıcı tarafından haksız olarak fesih edildiğini ileri süren davacının maddi-manevi tazminat istemini içermektedir.
Davacı vekili, 2000 yılı için davalı şirkete 144 adet muhtelif nevi araç siparişi verildiğini, davalının 32 adet araç gönderdiğini daha sonra fiili durum yaratılarak araç gönderilmediğini müvekkillerinin müşterilerine olan taahhütlerini yerine getiremez duruma düştüğünü bayi karından mahrum kalındığını, ticari itibarinin zedelendiğini belirterek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 20.000.000.000.-TL maddi (ticari kazanç kaybı) 10.000.000.000.-TL manevi tazminatın 13.6.2000 gününden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında 6.8.1991 gününde imzalanan araç bayilik sözleşmesi bulunduğunu davacının 19.7.1999 günlü ihtarname ile uyarıldığını ve 28.4.2000 gününe kadar aralarında yazışmalar olduğunu 28.4.2000 gününe kadar da sipariş formuna uygun olarak araçların davacıya gönderildiğini, davacının 28.4.2000 günlü yazısı ile ticari itibarını düşünerek ilişkilerini durdurma kararı aldığını bildirdiğini bunun anlamının yetkili satıcılığı bırakmak olduğunu müvekkilinin de davacının bu istemini kabul ederek sözleşmenin karşılıklı irade birliği ile fesih edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının 2000 yılı için 144 aracı vermeyi taahhüt etmesine rağmen Nisan 2000 ayı sonuna kadar vermeyi taahhüt ettiği 5 aracı teslim etmeyip temerrüde düştüğü, davacının 28.4.2000 günlü ihtarname ile akti fesihte haklı bulunduğu gerekçesi ile 13.403.020.663.-TL maddi 1.000.000.000.-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın çözümü akte aykırı davranan tarafın tespitinde odaklanmaktadır. Dosya içeriğinden 19.7.1999 gününe kadar taraflar arasında bir ihtilaf olmadığı anlaşılmaktadır. Davalı 19.7.1999 günlü ihtarname ile bayilik sözleşmesi gereğince bazı hususların davacı (bayi) tarafından yerine getirilmesini istemiştir. Davacı (bayi) bu ihtara verdiği cevapta eksikliklerin giderilmesi için çalışmalar yapıldığını işlemler tamamlandıktan sonra bilgi verileceği belirtilmiş bundan sonra davacıya 2000 yılı için yetki belgesi verilmiştir.
Davacının davalıya verdiği sipariş listesine göre Ocak ayı için 5 adet, Şubat ayı için 7 adet, Mart ayı için 9 adet ve Nisan ayı içerisinde 16 adet araç siparişi verildiği, 28.4.2000 gününe kadar da davacıya 32 adet araç teslim edildiği konularında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, davalıya yazdığı 28.4.2000 günlü yazı ile bu tarihten itibaren ticari ilişkilerini durduğunu belirtmiş, davalı şirket de 6.6.2000 günlü ihtarı ile davacının bu istemini olumlu bularak sözleşmenin fesih edildiğini bildirmiştir. Tarafların oluşan karşılıklı irade beyanları özellikle 28.4.2000 günlü davacı yazısı ve 6.6.2000 günlü davalı ihtarnamesi değerlendirilerek aktin tek taraflı mı yoksa tarafların karşılıklı uzlaşması sonucu mu fesih edildiği ya da davacının 28.4.2000 günlü yazısından sonra davalının araç göndermemesinde davalıya atfı kabil bir kusur verilip verilemeyeceği kararı yerinde yeterince tartışılmadan davalının 5 adet aracın davacıya gönderilmediğinden temerrüde düştüğü ve davacının akti fesihte haklı olduğu yolunda görüş belirten bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 250.000.000.-TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istem halinde iadesine, 23.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy