(2004 S. K. m. 72, 170)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belirli günde davacı vek. Av. Ahmet Günay ile davalı vek. Av. Timuçin Kağan Kozan'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının aleyhlerine İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2001/21092 ve 21093 esas s. icra takiplerini yaptığını, takip konusu borcun 28.9.2001 ve 17.10.2001 günlü protokoller ile sona erdirilip tarafların birbirlerini ibra ettiklerini, bu arada takiplerin iptali için icra tetkik merciinde açtıkları davaları ibralaşma sebebiyle takip etmediklerini ancak davalının kötü niyetli davranarak icra tetkik merciindeki davaların devamını sağlayarak müvekkillerini tazminat ile mahkum ettirdiğini ve kararları icraya koyduğunu belirterek, İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2001/21092 ve 21093 esas s. takipleri ile borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir. Açıklanan bu talep, icra takiplerinin dayanağı olan bonolar ile borçlu olunmadığının tespitine ait olup, davacı vekilinin 5.6.2002 günlü oturumdaki beyanı İİK. nun 170/3. maddesindeki düzenlemeyi açıklamaya ilişkindir. Mahkemece bu yön gözden kaçırılarak, davacı vekilinin 5.6.2002 günlü oturumdaki beyanının icra tetkik merciince verilen tazminatların iptali istemi olarak nitelendirilip davanın reddi isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeple hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar yararına takdir edilen 250.000.000.TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacılara verilmesine, peşin harcın istem halinde iadesine, 27.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy