(818 S. K. m. 110, 484) (4822 S. K. Geç. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı banka vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. H. Selim Ovacık ile davalılardan banka vek. Av. Nezihe Özdemir'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka ile Mustafa Basri Aksu arasındaki kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığını, ancak sözleşmede kefalet limiti bulunmadığından geçersiz olduğunu, davalı bankanın sonradan 5.000.000.000.-TL. limit yazıp takibe geçmesinin haksız olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının imzaladığı sözleşmenin kefalet değil, garanti sözleşmesi olduğunu, sözleşmedeki garanti şerhi kısmında yer alan ibarelerin kefaleti amaçlamadığını, davacının asıl borçtan bağımsız bir borç üstlendiğini, garanti sözleşmesi ile kartın kaybolması, şifresinin deşifre edilmesinden doğacak borçların da garanti edildiğini, para borçlarında garanti sözleşmesinin kurulmasına yasal engel bulunmadığını garanti sözleşmesinin yasal dayanağı olan B.K.nun 110. maddesinde geçerlilik için şekil şartı bulunmadığı gibi, limit gösterilme zorunluluğu da olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacının garanti amacıyla değil kefaleti amaçlayarak sözleşmeyi imzaladığı, kefalet limiti bulunmadığından davacının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalı Vakıfbank A.Ş. ile Mustafa Basri Aksu arasındaki kredi sözleşmesini davacı Mustafa Döm garanti eden sıfatıyla imzalamıştır. Bu garanti sözleşmesi B.K.nun 110. maddesi uyarınca geçerlidir. Davacının bu sözleşmeyi imzalarken kefaleti amaçladığının kabul edilmesi halinde ise, kefalet limiti yer aldığından B.K.nun 484. maddesine aykırılık bulunmamaktadır. Mahkemece bu yönler 4822 Sayılı Yasanın geçici 1. maddesi de gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı Vakıfbank A.Ş. yararına takdir edilen 250.000.000.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Vakıfbank A.Ş. ye ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine 03.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy