(2004 S. K. m. 67, 170)
Taraflar arasındaki birleştirilen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkili şirketinin taşınmazını davalı şirkete kiraladığını, kira sözleşmesi yapılırken diğer davalı Hüseyin K.'nın taşınmazı üzerine ipotek tesis edildiğini, kira borcunun tahsili amacıyla ipotekli takip yapıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleştirilen 28. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/588 Esas sayılı dosyasında ve 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/575 Esas sayılı dosyasında da aynı sözleşmeden kaynaklanan bir başka borç için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile girişilen icra takibine vaki itirazın iptaline, takibin devamı ve icra inkar tazminatına karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı şirket vekili, kira bedelinin kesinleşmediğini, davanın reddini savunmuş, diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda mahkemenin 1997/559 Esas sayılı dosyasında, davalı Hüseyin K. aleyhine açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, davalı şirketin icra takibine vaki itirazının 361.050.074.-TL. asıl alacak ve 121.199.123.-TL. faizi olmak üzere toplam 482.249.197.-TL. üzerinden iptaline, tazminat talebinin reddine, mahkeme dosyası ile birleştirilen 28.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/588 Esas sayılı dosyasında, davalı Hüseyin K. aleyhine açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, davalı şirketin itirazının 2.072.238386.-TL asıl alacak ve 1.288.439.279.-TL. faizli olmak üzere toplam 3.360.677.766.-TL. üzerinden iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine, mahkeme dosyası ile birleştirilen 27.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/575 Esas sayılı dosyasında, davalı Ayşe B. aleyhine açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, davalı şirket itirazının 1.661.444.193.-TL. asıl alacak ve 1.146.138.663.-TL. faizi olmak üzere iptaline, takibin devamına, uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalı tarafından ibraz edilen banka dekontu ile yapılan ödemeler dava konusu alacaktan mahsup edilerek hüküm kurulmuş ise de, davacı ödemelerin başka alacağa ilişkin bulunduğunu, başka bir alacağından mahsup ettiğini ileri sürmüştür. İbraz edilen banka dekontlarındaki yazılı açıklamalardan ödemelerin dava konusu alacağa mahsuben yapıldığı açık bir şekilde anlaşılamamaktadır.
Bu durumda, taraflara mahsubun hangi alacağa ilişkin olduğu hususunda yazılı beyanda bulunmaları ve bu yöndeki delillerinin ibraz olanağı tanınıp ispat külfetinin hangi tarafa düştüğü belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığı gibi, kira alacağının likit olduğu gözetilmeden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmemesi de kabul şekli itibariyle isabetli değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 11.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy