(6762 S. K. m. 559) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılardan Kadir vek. gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin kardeşi Filiz ile davalı Ragıp arasında kira sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca 2000 Dolar bedelli senedin müvekkili tarafından bu davalıya teminat olarak verildiğini, kiralanan yerin 2001 yılı Şubat ayında tahliye edilerek Ragıp'a teslim edildiğini, teminat olarak verilen senetlerin iade edilmediğini birini davalı Ragıp tarafından diğerinin davalı Kadir tarafından takibe konulduğunu, iadesi gereken senetlerin takibe koyan davalıların kötüniyetli olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ragıp cevabında, dava konusu senetlerin davacı tarafından borcuna karşılık verildiğini, kira sözleşmesiyle ilgili senet almadığını davacının kardeşinin halen 8470 Dolar borcu bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı Kadir vekili, dava konusu bononun lehdar Ragıp tarafından müvekkiline ciro edildiğini, iyiniyetli hamil olan müvekkiline karşı şahsi defilerin ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre dava konusu senedin kira sözleşmesi uyarınca teminat olarak verildiği, kira alacağı konusunda davalının talebi bulunmadığı, bu nedenle senedin bedelsiz olduğu, cirantayı takip etmeyen davalı hamilinin iyiniyetli sayılmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle dava konusu senedin lehdar tarafından kira sözleşmesi nedeniyle alındığının kabul edilmiş bulunmasına göre davalı Ragıp'ın temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı Kadir'in temyizine gelince;
TTK'nun 559.maddesine göre keşideci senedi ciro yoluyla devralana karşı kişisel defileri ileri süremez. Ancak senedi ciro yoluyla devralan hamil senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş ise bu durumda kişisel defiler hamile karşı da ileri sürülebilir. Bunun için keşidecinin hamilin senedi ciro yoluyla devralırken kötüniyetli olduğunu kanıtlaması gerekir. Cirantanın hamil tarafından takip edilmemesi kötüniyetin varlığı için tek başına yeterli bir delil olarak kabul edilemez. Mahkemece davacıdan kötüniyet konusundaki deliller sunulup toplanan deliller değerlendirilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı T...'nun temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy