(2004 S. K. m. 72) (6762 S. K. m. 23)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Dava, icra takibine konu edilen iki adet çek nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davacı Turgay Cömert'in aktif dava ehliyeti bulunmadığını, sair davacıların ise aralarındaki ticari ilişki nedeniyle oluşan cari hesap alacağına karşılık olarak verdikleri ve ödemedikleri çeklerle borçlu olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın Turgay Cömert yönünden aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle sair davacılar bakımından ise iddianın kanıtlanamaması sebebiyle reddine karar verilmiş, hüküm Turgay Cömert dışındaki davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Hükme esas alınan bilirkişi raporu ayrıntılı incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Dava konusu çeklerin taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacağa karşılık düzenlendiği yolunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, çek bedellerinin ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. Davacılar ödeme iddiasında bulunmuş, kapalı fatura çek ve banka havalelerine delil olarak dayanmıştır.
Kapalı fatura, borcun ödendiğine karine teşkil ederse de, bu karinenin aksi her zaman kanıtlanabilir. Nitekim, somut olayda faturaların kapalı düzenlenmesine rağmen davacıların banka havaleleri ile ödemeler yaptıkları anlaşılmış ve böylece kapalı faturaya ait karinenin aksi kanıtlanmıştır. Ne var ki, davalı vekilinin 10.1.2001 günlü delil dilekçesinin 4/1 ve 4/3 maddelerinde belirtilen çeklerle de ödemeler yapıldığı davalının da kabulünde olduğu durumda bilirkişi raporunda bu ödemeler dikkate alınmamıştır. Yine aynı dilekçede uyuşmazlık konusunun 1 Ağustos 1999 gününden sonraki hesaplara ilişkin olduğu ve alacağın bir kısmının gecikme faizine ait bulunduğu belirtilmiştir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde yeterince durulmadığı gibi taraflar arasında tarihinde ödenmeyen faturalara vade farkı yada gecikme faizi ödeneceğine dair sözleşme ve fiili uygulama bulunup bulunmadığı da araştırılmadan eksik inceleme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 18.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy