(1086 S. K. m. 275) (2004 S. K. m. 142, 268)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Şikayetçi vekili, borçluya ait menkul malların satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde davalının birinci sıraya müvekkilinin ise ikinci sıraya alındığını İİK.nun 268.maddesi gereğince ihtiyati haczin, icrai hacizle iştirak halinde olduğundan aynı sırayı almaları ve satış bedelinin garameten paylaştırılması gerektiğini belirterek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili şikayetin reddine karar verilmesini istemiştir.
Mercii Hakimliğince verilen süreye rağmen bilirkişi ücretinin yatırmadığı ve bu nedenle davacının iddiasını kanıtlayamadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bilirkişi, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde oy ve görüşüne başvurulan kişidir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümü mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez ( HUMK.md.275 ). Aksine tutum yargı erkinin bağımsız hakimlerce kullanılmasını öngören anayasal kurala da aykırı olur. Ayrıca yargılamanın sürat ve az masrafla yapılması ilkesini de zedeler. Somut olayda sıra cetvelinin iptaline ilişkin şikayetin değerlendirilmesi hakime aittir. Hukuki bilgiyi gerektiren bu husus bilirkişi düşüncesine terk edilemez. Kaldı ki bu konudaki bilirkişi mütalaası da hakimi bağlamaz ( HUMK.md. 286 ). Nitekim 4.6.1958 tarih ve 15/6 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da hakimin kanunları kendiliğinden uyguluyarak talep neticesi hakkında karar vermekle yükümlü olduğu vurgulanmıştır.
Mercii Hakimliğince açıklanan bu yönler gözardı edilmek suretiyle "sıra cetveline itirazın yerinde olup olmadığının" belirlenmesi için Avukat bilirkişi tayin edilmesi ve bilirkişi ücretinin yatırılmamış olması nedeniylede yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.4.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy