(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki karşılıklı menfi tespit-itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 1990 yılında ortağı bulunduğu Güven Tarım Ticaret ve San. A.Ş.nin davalı bankadan kullandığı kredi hesaplarının kapatıldığını, şirket ortaklığından ayrıldığı 5.5.1995 tarihinden sonra kullanılan kredi ile ilgili yapılan sözleşmelerde imzası bulunmamasına rağmen bankaca ihtarname gönderildiğini iddia ederek borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Birleştirilen davada davacı banka vekili, müvekkili bankanın kredi sözleşmesine dayalı alacağını tahsil için giriştiği icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre icra takibine konu olan ve davacı bankanın ihtarname ile ödenmesini istediği borçların Hasan Güven'in şirket ortaklığından ayrılmasından sonra doğmuş bulunmasına ve sonradan şirkete kullandırılan kredilerin Hasan Güven'in kefil olarak imzaladığı kredi sözleşmesi ile bağlantısının kurulmamış olması nedeniyle Hasan Güven'in kefalet sorumluluğunun ortadan kalktığının kabulü gerektiği gerekçesiyle esas davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalı banka ile dava dışı Güven Tarım Ticaret ve San. A.Ş. arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine davacı H
G
'in kefil sıfatı ile imza koyduğu çekişmesizdir. Süresiz olarak düzenlenen kredi sözleşmelerinde işleyen kredi süreci içinde borcun belli bir yerde sıfırlanmış olması borca kefaleti sona erdirmez. Bu nedenle davacının kefaleti devam etmektedir. Mahkemece bu yön gözden kaçırılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı-karşı davacı banka yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre davacı-karşı davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde iadesine, 05.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy