(818 S. K. m. 53)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılardan H. Arpa vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. F. Küpçü ile davalı H. Arpa vek. Av. E. Çakır'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkilinin aracıyla Ankara Gerede istikametinde giderken davalı H. Arpa yönetimindeki aracı sollama yaparken, davalının da sola hareketlenmesi sonucu kaza meydana geldiğini, olayda tüm kusurun davalı sürücüde olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle 2.201.250.000.-TL. zarara uğradığını ileri sürerek bu meblağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece olayda davalının tam kusurlu olduğu, davacının 1.813.250.000.-TL. zarara uğradığı gerekçesiyle bu meblağın davalılardan tahsiline (sigorta şirketinin 500.000.000.- TL. den sorumlu olmasına) karar verilmiş, hüküm davalı H. Arpa vekilince temyiz edilmiştir.
Olayda davalının tam kusurlu olduğu kabul edilerek davacı lehine tazminata hükmedilmiştir. Kesinleşen Ceza Mahkemesi kararında davacının tam kusurlu olduğu, davalının kusursuz olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
B.K.nun 53. maddesine göre hakim kusur olup olmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete ilişkin hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesince verilen beraat kararı ile de bağlı değildir. Ancak ceza mahkemesince olayda davacının tam kusurlu olduğu kabul edilerek mahkumiyet kararı verilmiş ve davalının da beraatına ilişkin hüküm kurulmuştur. Ceza Mahkemesince kusura ilişkin raporu veren Adli Tıp Kurumu, tarafların olayın oluş şekline ilişkin anlatımlarına göre diğer tarafın tam kusurlu olduğunu belirtmiştir. B.K.nun 53.maddesine göre ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararı maddi vakıa yönünden hukuk hakimini bağlar. Mahkemece bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 250.000.000.- TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine 19.6.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy