(2004 S. K. m. 72, 361)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, 1992/2487 sayılı dosyadan İcra Müdürlüğü'nce İİK. nun 361. maddesi uyarınca 654.818.848.-TL'nın iadesinin istendiğini, 163.240.664.-TL'nın iadesine yönelik istemin haklı olduğunu, bu nedenle 491.538.184.TL borçlu olmadığını ileri sürerek menfi tespit davası açmıştır. Mahkemece 29.6.2000 tarihinde kurulan ilk hükümde dava konusu 441.578.184.-TL'nın 294.494.421.-TL'lık kısmından dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tesbitine karar verilmiştir. Bu kararın davacı tarafından temyizi üzerine hüküm Dairemizce geri ödeme nedeniyle uygulanacak faizin başlangıcının faizin iadesinin talep tarihi olduğu belirtilerek bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan bilirkişi incelemesinde davacının iadeye yükümlü olduğu miktarın 368.331.636.-TL olduğu saptanmışsa da daha önce mahsup edilen icra emri tutarı 220.626.238.-TL alacaktan mahsup edilmemiştir.
Mahkemece davacının 123.246.548.-TL borçlu bulunmadığı gerekçesiyle davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Oysa davacının davalıya iade etmesi gereken meblağın 368.331.636.-TL olduğu, icra emri konusu 220.626.179.-TL'nın mahsubu ile 147.705.457.-TL'na indiği, esasen davacının bu meblağdan daha fazla olan 163.240.664.-TL'nın kabul edilip dava konusu yapmadığından davanın tamamen kabulü gerekirken, kısmen kabulü isabetsiz olduğu gibi usuli kazanılmış hak kuralının ihlali de kabul şekli itibariyle usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 19.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy