(2004 S. K. m. 72, 170/a)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin hisselerinin davalıya satış ve devri konusunda yapılan protokol gereğince hisselerin devir işlemlerinin 31.12.2000 tarihine kadar tamamlanmasının kararlaştırıldığını, davalı müvekkili şirketin genel kurallarının yapılmasından sonra devrin olabileceğini bildirdiğini genel kurullarla ilgili işlemlerin yapıldığı, son olarak 2.2.2001 tarihinin verildiğini, bu tarih beklenirken davalı yan 22.1.2001 tarihli ihtarname ile edimlerin yerine getirilmesi ve kendilerine verilen 350.000 DM'lik senedin muaccel hale geldiğini ve bedelinin ödenmesini istediklerini, verilen cevabi ihtarnamede devir gecikmesine kendilerinin genel kurullarla ilgili ricalarının sebep olduğunu devre her an hazır olduklarını bildirdiklerini, ellerinde teminat olarak bulunan 350.000 DM'lik senede tedbir koydurduklarını, en son yapılan görüşmede protokolde devir ile birlikte ödenmesi şart kılınan bedeli taksitle ödemeyi teklif ettikleri için, devir işlemi ve ödemenin yapılmadığını, alınan tedbir kararı gereği de işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını belirterek, senet sebebiyle davalı yana borçlu bulunmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu senedin keşidecisinin İbrahim Küçük olup, ancak bizzat şahsı adına dava açması gerekirken, yetkilisi olduğu şirket adına dava ikamesinin yerinde olmadığını, teminat senedi olma niteliği devam eden bono hakkında menfi tespit davası açılamayacağını devir gerçekleşmediğinden senedin geçerli bir senet haline geldiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davaya konu bonoda davacı şirketin herhangi bir sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına 24.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy